Posted by: tulaybilin on: 23/06/2009
“Almanya’da Naziler komünistleri içeri attı, sesimi çıkarmadım. Çünkü komünist değildim. Sonra Yahudiler’i içeri tıktılar. Bu kez de sesimi çıkarmadım. Çünkü Yahudi de değildim. Derken sıra sendikacılara geldi. Ben hala susuyordum. Çünkü sendikacı da değildim.
Sonunda beni de götürdüler. Ve kimse sesini çıkarmadı. Zira sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”
Prof. Martin Niemuller
Olaylar karşısında ne kadar susuyoruz acaba? Çok tepkisiz [...]
Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009
Bazı kişiler için çevre çok önemlidir. Yani yaptığı her bir hareket için çevre ne der acaba diye düşünmeden yapamaz. Lisedeyken psikoloji dersinde okuduğumuz bir konuda şöyle diyordu: “Pijama ile sokağa çıkılamaz diye bir kanun maddesi yoktur ama toplum baskısından dolayı çıkamazsın. Yani toplum bazı davranışlarımızı belirler.”
Yaşamımızda bazı hareketleri yapamayız. Hep arkadaşlar ne der acaba? [...]
Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009
İşkolik misiniz yoksa evkolik misiniz? Hayır ikisini de istemiyorum. Bağımlı olmak çok kötü bir şey. Hayatım yoğun bir iş ortamında geçti. İş hayatımda hep elimi taşın altına koydum. Bazı şeyleri görmezden gelemedim. Hep insiyatif kullandım. Tabii ki bir yönetici olarak insiyatif kullanmanın artıları olduğu kadar eksileri de var. Bazen aldığın kararın sonucu iyi oluyor o [...]
Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009
Başarılı olmamak için o kadar çok nedenimiz var ki. Sağlığım bozuk, maddi durumum iyi değil, büyük şehirde değilim ya da ben herkes kadar akıllı değilim. Çalışmamak için bir bahane buluruz. Zannetmeyin ki çok başarılı insanlar yetenekliler.
EDİSON diyor ki; Başarı, %1 yetenekse, %99 terdir. Onun için boşuna bahane bulmayalım. Şunu kabul edelim biraz tembeliz. [...]
Posted by: tulaybilin on: 10/02/2009
Geçen haftaki yazımın içinde yazmamı istediğiniz konu hakkında bana mail atabilirsiniz diye yazmıştım. Bu hafta çok fazla mail geldi. İki kişinin mailindeki konu aynı olduğundan burada ikisine de cevap vermek istiyorum.
İkisinin de sorusu iş görüşmeleri ile ilgili. Sordukları sorularla ilgili araştırma yapmama gerek yok çünkü yıllarca insan kaynakları müdürlüğü yaptım. Onların dertlerini çok iyi biliyorum. [...]
Posted by: tulaybilin on: 10/02/2009
Burada size tarih dersi vermek istemiyorum. Ancak şu kadarını yazmak istiyorum ki Türklerin ilk yaşam biçiminin göçebe olduğunu hepimiz iyi biliriz. Yani kabileler tek tek yaşarlardı. Zaten ömürleri yollarda geçtiğinden hep yalnızdılar. Yüzyıllar geçtikçe toplu yaşamaya başladılar. Daha sonraki yıllarda şehirleşmeler oldu. Şehirlerde aynı binada oturmaya başladık. Birlikte yaşamanın koşulları belirmeye başladı. Birinin hakkına diğerinin [...]
Posted by: tulaybilin on: 06/02/2009
HZ.ALİ’nin ağabeyi Cafer B. Ebu Talib’in oğlu Abdullah, sıcak bir günde,
bir kabilenin hurmalığına inmişti.
Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç
parça ekmek geldiğini gördü.
Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki,
birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi.
Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi.
Köle ekmeğin ikinci parçasını da [...]
Posted by: tulaybilin on: 06/02/2009
Bugün bir duygumuz hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum. Bu yazıyı yazmadan önce şöyle bir internette dolaştım. Bazı bilimsel yazıları okudum. Psikolojideki korku kelimesini araştırdım. Ama şunu ifade etmek istiyorum ben doktor değilim. Onun için yazılarıma bilimsel olarak bakmak doğru olmaz. Ben yaşanan günlük hayatın içindeki duyguları irdeliyorum. Sadece duygularımı ve yaşadıklarımdan çıkarttığım sonuçları yazıyorum. Gerçi ben [...]