Posted by: tulaybilin on: 03/03/2009
Sizlere köşemde zaman zaman duygularımızı yazmaya çalışıyorum. Ancak en kötüsünü bu güne kadar hiç yazmadım. Duyguların en kötüsü intikam duygusudur. İnsanı yaşamdan koparan, anı yaşamasına engel olan, hedeflerine ulaşmasını engelleyen ve sağlığını bozan bir duygudur. Bu duyguyu nasıl yenebilirim diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
AFFETMEK VE UNUTMAK İYİ İNSANLARIN İNTİKAMIDIR – SCHILLER
Unutulmak ne kadar acı [...]
Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009
Kapı kapı dolaşmak suretiyle, mal satan satıcı işe yeni başladığı halde, kısa sürede başarılı olur ve iyi para kazanır. Oysa kendisinden önce işe girenler, onun kadar başarılı değillerdir. Bir gün arkadaşları, bunun sırrını öğrenmek isterler. Aldıkları yanıt ilginçtir; “Çaldığım her kapıda, karşıma çıkan bayana, kaç yaşında olursa olsun önce ‘Anneniz nerede?’ diye sorarım.”
Şimdi bu [...]
Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009
Gençlik yıllarımda Cumhuriyet Gazetesi okurdum. Magazinden nefret ederdim. Sonra kişisel gelişim konularına merak sardım. Yine magazinden nefret ediyordum. Magazinin içindeki insan duygu ve davranışlarını göremiyordum. Sonra sonra farkında olmadan magazin okumaya başladım. O kadar garip olayları keşfetmeye başladım ki, bakış açım değişti. Artık her gazete haberinde veya televizyon programında insan davranışlarını görür oldum. Şimdi gazetelerdeki [...]
Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009
Eski yazılarıma bir göz atarsanız şu başlıkla karşılaşırsınız: “Erkekler, iyi ki varsınız”. Bu yazım için çok mail gelmişti. Erkekler itiraz etmişlerdi. Yazımda cinsellik konusunda kadınların daha seçici olduğunu erkeklerinse bu konuda daha rahat olduklarını yazmıştım. Gelen maillerde de şöyle diyordu;
“Tamam kadınlar seçicidir ama erkeklerin doğaları kadınlardan farklı olduğu için erkekler seçici davranamazlar. Onun için [...]
Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009
Orta yaşı geçmiş adam ormanda yürüyüşe çıkmıştı. Sabahın erken saatiydi. Kimseler yoktu. Birden bire karşısına bir cin çıktı. “Dile benden ne dilersen” dedi. “Sadece bir tek şey” dile dedi. Adam düşündü ve Amerika’dan Asya’ya bir köprü istiyorum dedi. Cin bunun çok zor olduğunu, yapamayacağını, başka bir şey istemesini söyledi. Adam düşündü ve başka bir [...]
Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009
İlk aşık olduğumda 18 yaşındaydım. İlk görüşte bir aşktı bu. Onu gördüğümde yanımdaki arkadaşıma şöyle demişim tabii ki ben hiç hatırlamıyorum; “İŞTE ARADIĞIMI BULDUM”
Neydi ki aradığım ilk bakışta bulduğumu anladım. Hiç konuşmadan. Kimdir, nerede yaşar, bunların hiç birini sormadan aradığımı bulduğuma karar vermişim. Her zaman yazıyorum ki aşk ayakları yere basmayan mantığın hiç olmadığı [...]
Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009
“İnsan kendini yalnızca insanda tanır” cümlesi Goethe’ye aittir. Bu sözü bugün kullanmak istedim. Çünkü zaman zaman ne istediğimize karar veremediğimiz anlar oluyor. Bazen zorlanıyor kendi duygularımızı bile tanımıyoruz. Karşımızdaki kişide aradığımız özellikler konusunda çok emin olmadığımız anlar oluyor. Bugün size Kanadalı bir Kızılderili’nin harika bir şiirini yazmak istiyorum. Belki duygularınıza tercüman olur:
Geçinmek için ne yaptığın [...]
Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009
Yazılarımdan etkilenip bana mail atanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Ortak bir dert var. Bir çoğu aynı soruyu soruyor: “Birini seviyorum ama o bir türlü arkadaşlık teklifimi kabul etmiyor. Ne yapmalıyım?”
Bana danışmanlık için gelen bir çok kişi de aynı sorunları dile getiriyor. Bu durumda bazen sorun bizde bazen de karşı taraftadır. Karşı taraf sürekli aranmak, [...]
Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009
Özellikle genç ile yaşlı arasında görüş farklılıkları olduğundan çatışmalara neden olabiliyor. Her iki taraf için de bunun nedenini anlayarak anlayışlı olması gerekir ama hayat öyle hızlı geçiyor ki kimsenin nedenini düşünecek vakti yok.
Oysaki bu çatışmalar çok normal. Kimsenin suçu da yok. Son yıllarda yaşadığımız teknoloji furyasını hepimiz yaşıyoruz. Eskiden duygular gözlerin içine bakılarak ve elini [...]
Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009
Bu haftaki yazımı hafta ortalarında yazıp Maksimum.com göndermiştim. Ama son anda fikir değiştirdim ve bu yazının yayınlanması için editör arkadaşa rica ettim. Çünkü bu sabah bu düşünce ile uyandım. Pazar sabahı saat 06.00 ve ben bilgisayarın başındayım. Kafamın içindeki sorgulamayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Dün Hürriyet Gazetesi’nin (10.3.2007 tarihli gazete) Güzin Abla köşesinde bir yazı okudum. [...]
Posted by: tulaybilin on: 22/02/2009
Zuhal Olcay’ın bir filmini seyretmiştim. Filmin adı “Dünden Sonra Yarından Önce” idi. Kariyer peşinde olan bir karı kocayı canlandırıyorlardı. İkisinin de çok yoğun iş temposu vardı. Karı koca birbirlerine deli gibi aşıktılar. O yoğun iş temposunda birbirlerine zaman ayırmak için deli oluyorlardı ama özellikle kadının iş temposu daha yoğundu. İş seyahatleri çoktu. Kocası sürekli onu [...]
Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009
Görür görmez bir aşk değildi bu. Giderek büyüyen bir aşktı. Birlikte olmaktan hoşlanmayla başladı. Biraz bakışma, biraz ilgi, biraz farkındalık, biraz merak ve biraz hayranlık. Asla bir teklif yoktu. Benimle birlikte olur musun demeden. Sadece gözlerin konuştuğu bir hoşluk. Hayatımın her alanıyla ilgilendi. Sadece o bundan hoşlanır diyerek yapılan davranışlar. Bir koruma iç güdüsüydü. Benim [...]
Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009
Korkmayın kadınların kimlik savaşına ilk çağlardan başlamayı düşünmüyorum. Kendi savaşımla başlayan dönemlerden alarak bugüne gelmek istiyorum.
İş hayatına başladığım ilk yıllarda kadınlar genellikle ev kadını ve iş kadını diye sınıflandırılırdı. Ev kadınının iş hayatıyla pek ilgisi olmazdı. Sadece ev işleri ve çocuklarla uğraşır ve akşam eşinin eve gelmesini beklerdi. Erkeğin dış dünyada olması ve kadının [...]
Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009
erkekler bu yazıyı okuyunca şöyle düşünebilirler. Neden bizin isteklerimiz önemsenmiyor da hep kadınların ne istediği konuşuluyor. Bu sorunuza hemen cevap vermek istiyorum.
Çünkü siz erkekler biz kadınlar kadar duygusal değilsiniz. Günün koşullarına göre hayatınızı değiştirmek sizin için daha kolay. Bu kolaylığı sağlayanlardan birincisi Türkiye’nin erkek egemen bir toplum olması. Erkeklerin yaptığı yanlışların toplum tarafından daha [...]
Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009
Ayrılık ve bitişler. Hangisi daha az acı verir acaba? Bana ayrılıklar daha acı veriyor. Çünkü benim dışımda gelişen bir olay gibi geliyor bana. Yani verilmiş bir kararı yaşıyormuşum gibi. Ayrılık benim duygularıma cevap vermiyor. Tek verdiği şey, sadece acı. Ayrılıklarda bir tercih yapmak zorunda kalıyor insan. Ben tercihleri sevmiyorum. Ben tercihi yaşayarak yapmak istiyorum. [...]
Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009
Erkekler bizi anlamakta zorlandıklarını hatta anlamadıklarını söylüyorlar. Belki de haklılar.
Adamın biri bir gün ormanda gezerken birden bire karşısına bir cin çıkmış. “Dile benden ne dilersen…ama sadece bir tek şey dileyeceksin.” Demiş. Adam düşünmüş; “Amerika ile Türkiye arasına bir köprü yapmanı istiyorum.” demiş
Cin bunun çok zor olduğunu yapamayacağını başka bir şey istemesini söylemiş. Adam; “Peki [...]
Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009
Kızgınlığın sadece insana özgü bir duygu olmadığını düşünüyorum.. Hayvanların da kızgınlık duyguları vardır tabii. Kedi kızınca tırmık atar, köpek havlar veya ısırır. İnsan da kızınca sesini yükseltir. İnsan onuruyla oynandığı zaman insanın o anda duyduğu duygunun adı kızgınlıktır. Hayvanlar konuşamadıkları için kızgınlıklarını saldırı ile ifade ediyorlar. Oysa insanlar konuşabiliyorlar. Kızgınlıkların ifade edilmesi gerekir. Yani dışa [...]
Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009
Çocukluğumdan beri duyduğum bir tanım var; Aptal sarışın!
Bu tanıma uyan bir kadın olmayı asla düşünmedim ve hayatım boyunda da olmama mücadelesi verdim. Tabii bu mücadeleyi o kadar abarttım ki; akıllı görünücem diye kadınlığımı unuttum. Öyle yıllar yaşadım ki çok süslü bir kadın olmak boş kafalı ile eş anlamlıydı. Ne kadar sade ne kadar erkeksi [...]
Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009
2 Haziran 2008 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde Ayşe Arman’ın bir röportajını okudum. Prederic Beigbeider’in son romanı (Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim?) üzerine bir sohbetdi. Roman Moskova’da geçiyor. Kitapta Rus kadınlarını anlatıyor. Yazar özellikle Rus kadınlarını anlatırken aslında erkeklerin ne istediklerini anlatıyor.
Ayşe Arman; “Rus kadınları neden farklı?” diye soruyor:
- Rus kadınları farklılar. Mesele sadece güzellik değil; özgür ve [...]
Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009
Her zaman yaptığımı yaptım yine. Geçen haftadan bu haftaki yazımı hazırlamıştım. Henüz yazmamıştım ama aklımda yazılmıştı bile. Ama yeni bir yazı ile karşınızdayım. Bu akşam bir film seyrettim ve size başka bir konu yazmaya karar verdim: Cinsellik
Cinsellik ülkemizde tabudur. Çocukluğumuzdan beri ayıp diye büyütüldük. Ailece film seyretsek öpüşme sahnelerinde hepimiz önümüze bakardık. Ya da büyüklerimiz [...]
Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009
“Kral Arthur, bir soruya doğru cevap verebilirse hayatı kurtulacak, aksi takdirde ölecektir. Soruya doğru cevap verebilmesi için bir sene süresi vardır. Sorusu aynen şöyledir: “KADINLAR NE İSTER ?”
Bu soru tabii ki dünyanın en zor sorusu. Ancak, kralın fazla bir tercih şansı yoktur. Ülkesine geri döner. Türlü alimlere bilir kişilere danışır ama soruya tam bir [...]
Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009
Çocukluğumda bir insan 45 yaşına geldi mi, yaşlıydı benim için. Hatta ölebilirdi bile. Oysa şimdi bakıyorum, hayat 40’dan sonra başlıyor. Gençlik bir kavgayla geçiyor. Kavga derken hayat kavgasından bahsetmiyorum. Hayat kavgası var tabii, kimin yok ki. Benim kavga dediğim kişinin kendi ile olan kavgası. Kişiliğinin oturması için sorgulamalar. “Ben kimim?” sorusunun cevabını bulmak için geçen [...]
Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009
Bilirsiniz kadınları anlamak zordur. Tam anladım sanırsınız ki sil baştan. Çünkü kadın her yaşta farklı özellikler gösterir. 20’li yaşlara kadar olan dönem ergenlik sayılabilir. 20-30 yaş arası kafasında kavak yelleri estiği yıllardır. Aşık olur ama bir türlü aşkını ifade edemez. Her aşk inanılmaz mutsuzluk getirir. Bir türlü istediklerini ifade edemez. 30-35 arası olgunluğa geçiş dönemi. [...]