Tülay Bilin-ce

Archive for the ‘Kendimle Savaş’ Category

YAŞAMAK BİR SANATTIR

Posted by: tulaybilin on: 23/06/2009

Yaşamanın neresi sanat diyeceksiniz. Bence yaşamak ölmekten çok daha zordur. Hayata tutunmak için insan manevi duygulara ihtiyaç duyar. Maneviyatı kuvvetli insanların zorlukları daha kolay atlattıklarına çok şahit oldum. Maneviyata ister tanrı de, ister yaradan de, istersen içimdeki ses de ya da vicdanım de. Bazı soruların cevaplarını insan kendi vermeli. Bazen çok kızdığımız zaman nefretimizin önüne [...]

ENDİŞE

Posted by: tulaybilin on: 10/05/2009

Çevrenizde mutlaka vardır. Sürekli endişeli olan insanlar. Ne korkunç değil mi? Daha kötü bir olay olmadan sanki olmuş gibi mutsuz olmak. Bunun sonu yok ki. İnsan her an endişe duyacak bir şeyler bulabilir. Sen iste yeter ki beynin, sana istemediğin kadar endişe üretebilir.
KENDİ BAŞINA İYİ YA DA KÖTÜ OLAN BİR ŞEY YOKTUR, BUNU DÜŞÜNCELERİMİZ YAPAR
WILLIAM [...]

Etiketler: ,

BEDEL ÖDEMEYE HAZIR MISINIZ?

Posted by: tulaybilin on: 15/03/2009

Kadın gece uyanıyor ve kocasının yatakta olmadığını görüyor. Üzerine sabahlığını atıp, aşağıya iniyor. Kocası mutfakta oturmuş, önünde bir fincan kahve, derin düşüncelere dalmış görünüyor.
Gözlerinden süzülen iki damla gözyaşını elinin tersi ile silerken, kahvesinden de bir yudum alıyor.
- Hayırdır, gecenin bu saati aşkım? Nedir derdin? diyor kadın.
Adam, kahvenin üzerinden ona bakarken;
- Hatırlar mısın aşkım, çıkmaya başladığımızda sen henüz [...]

Zihinsel güç

Posted by: tulaybilin on: 03/03/2009

İki çocuklu bir aile hafta sonunu piknik yaparak geçirmeye karar verirler. Piknik yerine vardıklarında anne yemeği hazırlarken, çocuklar babalarıyla birlikte yürüyüşe çıkar. Uzun bir yürüyüşten sonra oldukça yorulan küçük çocuk yalvarırcasına bakan gözlerle; “Babacığım çok yoruldum. Lütfen beni kucağında taşır mısın?” der. Baba; “Ben de yoruldum oğlum” der demez çocuk ağlamaya başlar. Baba tek kelime [...]

Etiketler:

OLMAK, DOLMAK, TAŞMAK

Posted by: tulaybilin on: 03/03/2009

25 yıldır kişisel gelişim ile ilgileniyorum. Profesyonel olarak eğitim vermeye 10 yıl önce başladım. Yazmaya başlayalı ise 5 yıl oldu. Son 3 yıldır yazılarım internet sitelerinde geziyor. 3 yıl her hafta yazdım. Şimdi de NTV okurlarıyla buluştuk.
Sıkıntılı bir günümdü, kişisel gelişim uzmanı Sayın Mümin Sekman’la sohbet ediyorduk. Nedenini bilmediğim bir sıkıntı içinde olduğumu söyledim. [...]

Etiketler: ,

6 aylık ömrün kaldı deseler… Ne yaparsın?

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Kişisel gelişimle ilgilenmeye başladığım yıllardan beri bu soruyu hep okudum. Hemen hemen bütün kitaplarda aynı soru vardır: “Altı aylık ömrün kalsa ne yaparsın?”
Bu soruyu defalarca oturup düşündüm. Aslında harika bir soru. Hayatı öylesine boş yaşıyoruz ki sanki hiç bitmeyecek gibi. Başkaları hastalanabilir ama biz asla, başkaları ölebilir ama biz asla. Ölümün bazen çok yakınımızda [...]

Kadınların kadın olma yaşı kaçtır?

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Gençlikte yıllar zor geçer. Dış etkenler bir yana hele içimizdeki fırtınalar dinmek bilmez. Dış etkenlerin başında parasızlık gelir. Aileyle yaşamanın getirdiği zorluklar. Aileyle birlikte olmanın keyfini bilemediğimiz yıllar. Çünkü onları sadece baskı unsuru olarak görürüz. Gerçekte öyledir de. Çünkü tehlikeleri onlar gördüğü için bizi sürekli uyarırlar. Biz de bu uyarılardan hiç keyif almayız. Özgür olmak [...]

Siz ne kadar marjinalsiniz?

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Biz insanların egoları neden şişkin dersiniz. Beğenilmek ve sevilmek hepimizi mutlu eder de ondan. Çoğumuz eleştiriye gelemeyiz. Hele bazılarımız eleştiriye tamamen kapalıdır. Bence yapıcı eleştiri iyidir. İnsanı alır bir yerlerden bir yerlere taşır. Eğer o taşımada ruhumuz da taşınırsa işte tadına doyum olmaz.
Kimimiz toplumun kurallarına aynen uymak isteriz. Neden derseniz, beğenilmek için derim. Kimi [...]

Bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Hani hepimiz yaparız ya, hiçbir şeyi atamayız bir türlü. Giymediğimiz giysiler, ayakkabılar, çantalar, eşofmanlar, biblolar, kül tablaları, kullanılmayan bir elektrik sobası, yenisini aldığımız halde eski fırın. Hani adeta evi onlar için tutmuşuz da biz de arada sığınmış yaşıyoruz. Neredeyse bize yer yok.
Hani geçen hafta size yazı yazamadım ya. İşte o zaman evden eve taşınmıştım. [...]

Anlatmak için yaşamak

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Şu anda geriye dönük bir düşünün. Hayatınızda yer eden kaç tane önemli olay hatırlıyorsunuz. Çocukluğunuzdan birkaç sahne, ilk aşkınız, evlilik gününüz, çocuğunuz doğduğu gün ve belki de çok acı çektiğiniz birkaç gün. Peki bu güne kadar bilinçli olarak kaç yıl geçti? Kaç yaşındasınız? Belki 30 yıl diyeceksiniz, belki de 50. Yaşadıklarınız hatırladığınız birkaç olaydan mı [...]

Etiketler: , ,

Doğum günü gerçeği

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Yazılarıma iki hafta ara verdiğim için özür dilerim. Bir hafta ben izin yaptım bir hafta da sevgili editörüm izin yaptı. Sanki sizlerden bin yıldır ayrı kalmışım gibi bir his var içimde. Şükür kavuşturana derler ya, çok sevinçliyim şu anda.
Bilgisayarımın başındayım ve parmaklarım inanılmaz hızlı bir şekilde beynimden geçenleri klavyeye döküyor.
Son zamanlarda mail trafiği inanılmaz hareketlendi. [...]

Başarısızlığın nedenleri

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Her zaman yazıyorum bazen bir yazı yazabilmek için 5 kitap okumam gerekiyor. Sürekli kendimi yenilemem gerektiğine inanıyorum. Yoksa yazılar hepsi birbirinin aynısı olur ve bu da sizi sıkar. Son günlerde biliyorsunuz “Sır” isimli bir kitap ortalığı kasıp kavuruyor. Aslında kuantum fiziğini anlatıyor. Yani çekim yasası. Kitabı okuyunca hemen aynı konu ile ilgili ne kadar kitap [...]

Bağımdaşlık – 2

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Geçen hafta size hayatımı değiştiren bir kitaptan özetler vermeye başlamıştım. Bu hafta da devam etmek istiyorum. Aslında kitap o kadar harika ki inanınki haftalarca yazsam bitmez. Araya başka yazılar sokarak zaman zaman yazmayı düşünüyorum. Bu yazıyı okumadan önce bir hafta önceki yazıdan başlamanızı öneririm. Kitabın adı ve yazarı; BAĞIMDAŞLIĞA SON – MELODY BEATTIE
Yazar bağımdaşlığı [...]

Bağımdaşlık -1

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Hayatımızda neye ilgi duyarsak hemen araştırıp bir kursa gitmeye kalkarız. Hiçbir şey olmazsa internetten araştırır ya da bir kitap alırız. Bunları neden yaparız. Öğrenmek için. Hayatı öğrenmek için ne yapıyoruz? Bir kursa gidiyor muyuz? Hayat öğrenilmez yaşanır diye bir görüş var. Ben hayatın öğrenilebileceğini düşünüyorum. Bilerek yaşamak daha da keyifli. O zaman değişim daha hızlı [...]

Özgüven nedir?

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Özgüven nedir? Bireyin kendisinden memnun olması, kendi çevresiyle barışık yaşaması demektir. Başka bir tarif de Melody Beattıe’nin “Bağımdaşlığa Son” kitabındaki gibi;
“Nasıl görünüyorlar?
Ne kadar para kazanıyor?
Kimleri tanıyorlar?
Ne çeşit araba kullanıyorlar?
Ne tür işte çalışıyorlar?
Çocukları ne kadar başarılı?
Eşleri ne kadar önemli, güçlü ya da güzel?
Kaç diploması var?
Başkalarının gözünde ne kadar başarılı?
Tüm bu saydığım şeylerden doyum ve zevk [...]

Etiketler: ,

Hayatı doya doya yaşayanlara selam olsun

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Yazabilmek için sürekli okuduğumu yazılarımda sürekli ifade ediyorum. İnsanın ne yapmak istediğine karar vermesi hayatı keyifli yaşamasına neden oluyor. Böylece Eflatun’un dediği gibi kendimi fethediyorum: “İNSANIN KENDİNİ FETETMESİ, ZAFERLERİN EN BÜYÜĞÜDÜR”
Bugün size haftalık çıkan K Dergisi’nden alıntı yapmak istiyorum. Amerikalı şair ve yazar Jack Kerouac’un kendi hayatını anlatışı bana harika geldi. Öncelikle daha küçük [...]

Stres nedir?

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Mutsuzluğumuzun nedenlerinin en başında stres geliyor. Bugün stres ile ilgili nedenleri ve kurtulmanın yollarını yazmak istiyorum.
Stresin nedenleri
1- Anı yaşayamadığımız için
2- Yaptığımız işi sevmediğimiz için
3- Evliliğimizden memnun olmadığımız için
4- Maddi imkansızlıklar içinde olmamız
5- Affetmediğimiz için
6- Hadi dostlar sınava diyemiyoruz
7- Vazgeçemediğimiz için
8- Kızgınlıklarımızı ifade edemediğimiz için
9- Çocuklarımıza ne vereceğimizi bilemiyoruz
10- Çocuklara yönelip kendimizi unutuyoruz
11- Eşimizle birlikte adım [...]

Kafaya takmamak

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Gazeteleri okurken bir elimde makas bir elimde kalem ile okuyorum. Neden mi? Çünkü beni motive eden o kadar çok olay oluyor ki. Bütün haberlere bakış açım değişti artık. İnsanlar neyi nasıl başarmışlar diye arayış içinde olduğumdan bir haber görünce hemen kesiyorum. Önce kendim motive oluyorum. Sonra seminerlerde örnekler vererek anlatıyorum. Bugün beni motive eden bir [...]

Aşk nasıl yaşanır?

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Son aylarda keyifle okuduğum bir dergi var. Cuma günleri çıkıyor. Derginin adı sadece K. Dergisi Alkım Yayınları çıkarıyor. Cuma günlerini dört gözle bekliyorum. Bugün size bu dergiden alıntılar yapmak istiyorum. Bu konuyu zaten uzun süredir yazmak istiyordum. Çoğumuzun yaşadığı duyguları yazmak istiyorum.
Yaşadığımız bir ilişki bittikten sonra (bu evlilik veya flört de olabilir), uzun süren bir [...]

Tünelden çıkanlar

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Tülay abla ben size Ordu’dan ulaşıyorum. Sitenizi tesadüfen buldum. Benim de size danışmak istediğim şeyler var. Benim yaşım 32, kendime ait bir dükkanım var ve onu işletiyorum. Ben çok karamsar bir insanım bu durumdan kurtulmaya çok çalıştım ama bir türlü kurtulamadım. Her zaman her şeyin en kötüsünü düşünüyorum. Sanki hep kötü şeyler olacakmış gibi geliyor, [...]

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var

Posted by: tulaybilin on: 25/02/2009

Hepimizin bu dünyaya bir geliş nedeni olduğuna inanıyorum. Yaşadığımız sürece insanlara karşı görevlerimiz olmalı. Benim görevim de okuduğum ve öğrendiğim her şeyi sizlerle paylaşmak olduğuna inanıyorum. Bunun adına da misyon diyorum. Bu dünyadaki misyonumun paylaşım olmasından çok memnunum.
Hepimizin birbirimizden daha iyi bildiği bilgiler var. Bunların paylaşılmasından yanayım. Çünkü bilgiler beynimizin içine girer orda harmanlanır [...]

Ben şimdi yazar mıyım?

Posted by: tulaybilin on: 22/02/2009

2-3 gün süren seminerlerimin bitiminde katılanlara son kez bir soru sorarım: “Bu seminerde sizi en çok etkileyen ne oldu?” Nerdeyse %90 ‘ı tek bir şey söyler; “En çok hayatınızdan verdiğiniz örnekler beni etkiledi. Ben de yapabilirim diye düşünüyorum.”
Öyleyse LEWIS CASS doğru söylemiş: “İNSANLAR SÖYLEDİKLERİNİZDEN ŞÜPHE EDEBİLİRLER, AMA YAPTIKLARINIZA İNANIRLAR”
Bir işi bilimsel olarak okumak insanı [...]

Dostluk ipi

Posted by: tulaybilin on: 22/02/2009

Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinası ve küçücük bir dükkanı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış. Yük taşımış, bulaşıkçılık [...]

Hepsi benim olsun

Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009

Ben Kadıköy yakasındaki sahilde sabahları yürüyüş yapıyorum. Bugün 8.10.2006 Pazar. Bu sabah da yürüyüşten sonra şimdi geldim kahvemi yaptım ve bilgisayarımın başına oturdum bu yazıyı yazıyorum. Hava inanılmaz güzel. İçim kıpır kıpır. Birazdan arkadaşlarım ile buluşup Devlet Tiyatroları’ndaki bir tiyatro oyununa gideceğiz.
Sabahları yürürken “anı yaşamayı” uyguladığım için her şeye dikkat ediyorum. Bir beyefendi denize [...]

Bu sitede yazı yazmaya başlayalı 7 ay oldu. Her hafta yeni bir yazı yazıyorum. 10 yıldır eğitim veriyorum. 6 aydır canlı olarak bir radyo programı yapıyorum.
Bütün bu çabalarımdan memnun olan hayatının akışını değiştiren bir sürü tanıdığım insan var. Ayrıca hiç tanımadığım bir sürü insan bu sitedeki mail adresime görüşlerini yazıyorlar. Radyoda söylediğim her bir [...]

Aklım var, stresim yok

Posted by: tulaybilin on: 16/02/2009

Streslerimizin hayatımızdaki rolünü incelemeye kalkarsak ne kadar zarar gördüğümüze inanamazsınız. Fiziksel olarak yaşadığımız bazı sorunlarımızın kaynağı bile stres.
Bu kadar hayatımızı kontrol altında tutan strese karşı bir şey yapılabilir mi? Tabii ki yapılabilir. Peki stresle başa çıkma öğrenilebilir mi? Tabii ki öğrenilir. Bu konuda bir sürü kitaplar var. Ancak kitaplarda öğrenilenler bazen bizim yaşam biçimimize uymuyor. [...]

Bakış açısı

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Çok iddialı olacak ama inanın ki yaşadıklarımız hayata bakış açımızın sonucudur. Bazen kendimizi mutsuz, bazen de mutlu hissediyoruz. Olaya bakış açımızın sonucu olarak da mutlu veya mutsuz oluyoruz.
Pozitif bir bakış açısı her zaman mutlu eder insanı. Şu anda size desem ki bir arkadaşınızı bana pozitif ve negatif olarak anlatın. Aynı kişi için çok kötü [...]

Mucizeler

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Hayatınızda mucizeler oldu mu hiç? Ya da mucizelere inanır mısınız?
Yıllar önce olsaydı bu olaylara mucize ya da tesadüf derdim. Ama şimdi artık ne mucize ne de tesadüf diyemiyorum. Çünkü bütün olayları benim beynim yaratıyor. Ne istiyorsam o oluyor. Hayatımda ne zaman bir konu düşünsem hemen karşıma çıkıyor. Çünkü o bilgiye ihtiyacım olmaya başladığım zaman [...]

Bazı insanlar sürekli ağlar

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Bu ne demek diyeceksiniz şimdi. Ağlamayı mecazi olarak kullandım. Çevrenizdeki insanları bir gözden geçirirseniz. Sürekli negatif olan bazı kişiler olduğunu göreceksiniz. Şimdi diyeceksiniz ki; “Ama onun gerçekten çok dertleri var,,zavallı çok talihsiz.”
Böyle düşünmekte ilk anda haklı olabilirsiniz. Ama bir düşünün ona kaç kere yol göstermişsinizdir. Eğer söylediğinizi yapsaydı daha iyi olmaz mıydı? Olurdu mutlaka. Onlara [...]

Etiketler: ,

Yalnızlık bir erdemdir

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Geçenlerde bir televizyon programında yazar Selim İleri böyle dedi. Evet bu uzun süredir üzerinde düşündüğüm bir konuydu.
Yalnız olmak nedir sizce? Yalnızlık bir çok insanı korkutur. Yalnız kalmaktan korkan yığınla insan vardır. Yalnızlığın boyutları farklıdır. Kimi yalnız başına arka yatak odasına bile gidemez. Kimi bir evde yalnız kalamaz. Kimi çevresinde insanlar olmadan yaşayamaz. Kimi tek başına [...]

Kızgınlık Hissi

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Kızgınlığın sadece insana özgü bir duygu olmadığını düşünüyorum.. Hayvanların da kızgınlık duyguları vardır tabii. Kedi kızınca tırmık atar, köpek havlar veya ısırır. İnsan da kızınca sesini yükseltir. İnsan onuruyla oynandığı zaman insanın o anda duyduğu duygunun adı kızgınlıktır. Hayvanlar konuşamadıkları için kızgınlıklarını saldırı ile ifade ediyorlar. Oysa insanlar konuşabiliyorlar. Kızgınlıkların ifade edilmesi gerekir. Yani dışa [...]

Etiketler: , ,

Güç

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Güç, heyecan verici bir kavram. İnsanlar bu kavrama farklı bakarlar. Kimi korkar, kimi elde etmek için hayatını verir. En büyük güç, insanın kendisidir. Güç insanın içinde gizlidir. Yeter ki onu dışarı çıkarmayı bilelim. Güç, insanın kendi davranışlarını yönetme yeteneğidir. Yakın geçmişte güç, insanların başkalarını yönetme sanatıydı. Halbuki şimdi, en etkili güç bilgidir. Eğer bilgiyi eyleme [...]

Etiketler: ,

Hastayım:)

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Hastayım
Nasıl oluyor, insan hem hastayım diye yazar hem de sonuna bir gülücük ya da mutluluk işareti koyar diyeceksiniz. Çok haklısınız şimdi anlatıcağım.
Yıllar, yıllar önceydi çok büyük bir hastalık yaşadım. Bu hastalıktan kurtulmam uzun yıllarımı aldı. Yani uzun yıllar yatakta geçirdim. O günlerde hayatı kendi haline bırakmıştım. Çünkü hayata karşı hiçbir hedefim yoktu. [...]

Astrolojik Kaderimizin Değişim Mümkün mü?

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Evet mümkün. Ben başardım. Ben anneye aşırı bağlı bir kişiydim. Bu bağlılık öylesine bir durum ki, buna bağımlılık desek daha doğru olur. Bu bağımlılık hayatıma yön verme noktasında önüme çıkan bir engel oluyordu. Çünkü anneme olan saygım ve sevgimin boyutunu abarttığım için yeni çağı yaşayamıyordum. Annem ne derse o oluyordu. Bir gün geri baktığımda annem [...]

Yaşamaya Cesaretin Var mı?

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Gençliğimden beri hiç çocuk sahibi olmak istemedim. Bunun kendimce bir sürü nedeni vardı. Yani mazeretlerim hazırdı. Kendime göre haklıydım ve bundan asla rahatsızlık duymuyordum. Çünkü çocuk sahibi olmak istemiyordum. Bazı zaman çocukları pek sevmediğim için, bazı zaman sıkıntıya gelememem, bazı zaman rahatıma düşkünlüğüm…vs gibi . Bunlara aslında kendim de inanıyordum.
Yıllar sonra bir gün bir [...]

Etiketler:

Depresyondan Nasıl Kurtuldum

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Geçen haftaki yazımda “Yaşamayı öğrenme kursuna gider misiniz?” diye bir yazı yazmıştım. Hayatı doya doya yaşamak gerekli demiştim. Biraz evvel bir arkadaşım aradı şöyle dedi;
“Arkadaşım yazını okudum çok beğendim ve bazı kendini mutsuz hisseden arkadaşlarıma da gönderdim. Aslında ısmarlama yazı olmaz ama senden depresyonla ilgili yazı yazmanı rica edeceğim. Çevremde bazı kişiler var [...]

Sadece Akıllı Kadın Olmak İstemiyorum

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Çocukluğumdan beri duyduğum bir tanım var; Aptal sarışın!
Bu tanıma uyan bir kadın olmayı asla düşünmedim ve hayatım boyunda da olmama mücadelesi verdim. Tabii bu mücadeleyi o kadar abarttım ki; akıllı görünücem diye kadınlığımı unuttum. Öyle yıllar yaşadım ki çok süslü bir kadın olmak boş kafalı ile eş anlamlıydı. Ne kadar sade ne kadar erkeksi [...]

Cinsellik

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Her zaman yaptığımı yaptım yine. Geçen haftadan bu haftaki yazımı hazırlamıştım. Henüz yazmamıştım ama aklımda yazılmıştı bile. Ama yeni bir yazı ile karşınızdayım. Bu akşam bir film seyrettim ve size başka bir konu yazmaya karar verdim: Cinsellik
Cinsellik ülkemizde tabudur. Çocukluğumuzdan beri ayıp diye büyütüldük. Ailece film seyretsek öpüşme sahnelerinde hepimiz önümüze bakardık. Ya da büyüklerimiz [...]

Temel’in Sandviçi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Son zamanlarda yazılarımı okuyanların sayılarının çok arttığını düşünüyorum. Bu bir tahmin değil. Gelen mailler bile beni bu düşünceye itiyor. İnanılmaz çok mail alıyorum. Daha çok gençlerden mail geliyor. Hepsinin ortak bir noktası var, hayattan pek keyif alamamak. Çünkü hayatlarına bir yön verememekten şikayetçiler.
Bazen hepimiz yaparız. Çok şikayet ederiz. Ama çarenin bizde olduğunu bir türlü anlayamayız. [...]

Patronların Yeni Gözdesi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Eski yazılarımdan birinde “Kırılma Noktaları”nı anlatmıştım. Hatta bunu bir televizyon programında da anlatmıştım. İnsan bazen sıkılır. Bir türlü ilerleyemez. Enerjisi vardır ama ne yapacağını bilemez. Çünkü kendini tanımadığı için ne yapacağına bir türlü karar veremez. Hedeflerini belirleyemez. Yani Kırılma Noktası yaşar. Ya yerinde sayar ilerleyemez. Ya da bir çıkış yolu arar. İşte bu anda kişisel [...]

Bu Muhteşem Bir Hayat

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Bu hafta bir arkadaşımdan güzel bir mail geldi. Harika bir filmin hikayesiydi. Ama hikayenin altında isim yazmıyordu. Kim kaleme almış bilmiyorum. Sizlere bu hikayeyi yazmadan önce internette bir araştırma yaptım ve buldum. Ahmet Altan Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde yazmış. Frank Capra’nın “Bu muhteşem bir hayat” isimli filmi. Eski bir Amerikan filmi. Ahmet Altan filmi anlatmış ve [...]

Olumsuz Düşünceli İnsanlar

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

“Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken, içlerinden ikisi bir çukura düşmüş. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanıp, çaresiz bir şekilde bakıyorlarmış.
Çukur bir hayli derin olduğundan düşen arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyormuş.
Yukarıdaki kurbağalar, boşuna çabalamamalarını söylemişler arkadaşlarına;
-Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkansız!
Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam etmişler. Yukarıdakiler ise [...]

50 Yaşında Bir Adam Arıyorum !

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Çocukluğumda bir insan 45 yaşına geldi mi, yaşlıydı benim için. Hatta ölebilirdi bile. Oysa şimdi bakıyorum, hayat 40’dan sonra başlıyor. Gençlik bir kavgayla geçiyor. Kavga derken hayat kavgasından bahsetmiyorum. Hayat kavgası var tabii, kimin yok ki. Benim kavga dediğim kişinin kendi ile olan kavgası. Kişiliğinin oturması için sorgulamalar. “Ben kimim?” sorusunun cevabını bulmak için geçen [...]

Güven Hissi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Hayattaki en büyük zenginlik güven duyacağımız dostlarımız olması. Bence paradan daha önemli. Çünkü parayla her şeyi satın alabiliriz ama gerçek dost satın alamayız. Sizinle güven duymanın güzelliğini anlatan iki tane anektot paylaşmak istiyorum.
Bu yazı bana mail ile gelmişti. İşleyen sistemin tarih aralığını bilemiyorum ama hoş bir olay;
“İngiltere’de yargıçların maaşı yoktur. Onun yerine ihtiyaçları oldukça kullandıkları [...]

Negatif Düşüncelerin Yaratıcılığa Katkısı

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

İki tip insan olduğunu düşünüyorum. Birincisi bir şeyler yapmak için her şeyin dört dörtlük olmasını bekleyen grup. Bu gruptakiler bir iş yapmak için öncelikle kötü düşüncelerden arınmak, sağlıklı olmak, maddi sıkıntısı olmamak gibi şartlar öne sürer. Bunlar düzelmeden asla kendini bir işe veremez. Yaratıcı olmasından vazgeçtim kitap bile okuyamaz. Sürekli bir bahanesi vardır. Bu [...]

Kendin Olmak

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Başkalarının hayatlarını gözlemlemek bizi ileri taşıyorsa bu harika bir duygu. Bizi motive edip içimizdeki enerjiyi dışarı çıkarmamıza yarıyorsa güzel de, kıskanmamızı sağlıyor ve hiç bir şey yapmadan sadece onun gibi olmak istiyorsak hiç de güzel değildir.
Başkalarını taklit etmek hep onlar gibi olmayı deniyorsak kendimizden uzaklaşıyoruz demektir. Bir şeyin daima aslı değerlidir. Kopyası geçici bir süre [...]

Kişisel Gelişimi Engelleyen İlişkiler

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Eğitim hayatım boyunca hep bir veya 2 tane en samimi olduğum arkadaşım oldu. Onunla ders çalışır, onunla sinemaya giderdik. Bütün sırlarımı onunla paylaşırdım. Şimdi çevremdeki çocukları izliyorum, onlar da aynılar.
İşin kötüsü bazı insanlar gençlik döneminde edindikleri bu alışkanlığı, daha sonra da devam ettiriyorlar. Oysaki 1-2 kişi ile yapılan bu görüşmeler bizim ufkumuzu daraltıyor ya [...]

Kral ve Dilenci

Posted by: tulaybilin on: 06/02/2009

Bir imparator sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. “Dile benden NE dilersen” der. Dilenci güler ve : “Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz. ” Diye yanıtlar. Kral alınır ve söyleşi koyulaşır…. Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle hele; NE istiyorsun?
“Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım”. Dilenci sıradan bir dilenci değildir. İmparatorun ilk yaşantısında [...]

Kedi, Fare ve Korku

Posted by: tulaybilin on: 06/02/2009

Bir Hint masalina göre;

kedi korkusundan, endişe içinde yasayan
bir fare vardir. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye
dönüstürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi yerde bu kez de köpekten
korkmaya baslar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüstürür. Kaplan olan
fare, sevinecegi yerde avcidan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne
yaparsa [...]


Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Takvim

Aralık 2009
M T W T F S S
« Aug    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031