Tülay Bilin-ce

Archive for the ‘Kendine Güven’ Category

DIŞ GÖRÜNÜŞ MÜ YOKSA FİKİRLER Mİ?

Posted by: tulaybilin on: 23/06/2009

DIŞ GÖRÜNÜŞ MÜ YOKSA FİKİRLER Mİ?
Ewan 22 yaşına o sene basmıştı, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanın asaletini taşıyordu. 10 gün sonra Kore’deki bir savaşa katılmak üzere İngiltere’den ayrılacaktı, hiçbir şeyden korkmuyordu ama duygusallığı nedeniyle, ülkesinden ayrılma fikri zor geliyordu ona. Ağır adımlarla büyük kütüphaneden içeriye girdi, bir kitap alıp [...]

Hiç kendine sordun mu?

Posted by: tulaybilin on: 09/03/2009

Radyo programı yaptığım yıllarda özenle her hafta programımı kaçırmadan dinleyen ve mutlaka programıma bağlanıp düşüncelerini dile getiren bir dinleyicim vardı. Kendisi de kişisel gelişim ile yakından ilgiliydi. Her hafta yapıcı katkısı olurdu bana. Selahaddin Vatansever ismindeki bu dinleyicim bir gün bana kendi çıkardığı bazı notları vermişti. Bugün onun bu yazısını sizinle paylaşmak istiyorum.
Hiç kendine sordun [...]

Bu da geçer

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Size bu hafta Vatan gazetesi yazarı Okey Gönensin’in köşesinde yazdığı bir yazıyı aktarmak istiyorum. Umarım beğenirsiniz:
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye varır. Karşılaştığı köylülere kendisine yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler dervişe kendilerinin fakir ve evlerinin de küçük olduğunu söyleyip onu Şakir diye birinin çiftliğine gönderirler. Derviş [...]

Etiketler: , ,

Kendine Güven-2

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Geçen haftaki yazımı bitirirken bu hafta ne yazacağımı son satırlarda belirtmiştim. Size hatırlatma yapmak için geçen haftaki yazımın son paragraflarından başlamak istiyorum.
“Yeni gençlere bakıyorum daha yirmili yaşlarda çalıştığı büyük bir holdingden istifa edebiliyor. Kendilerine öylesine güvenleri var ki ben master yapmaya gidiyorum ya da yurt dışına gidiyorum diyebiliyor. Nasıl olsa masterını bitirdikten sonra daha [...]

Kendine Güven-1

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

25 yıl Hürriyet Gazetesi’nde çalıştım. Sonuçta mutlu bir çalışma hayatım oldu. O yıllarda çevremdeki herkes çok mutluydu. Çok kişiyle hala görüşüyoruz. Hep eski yılları konuşuyoruz. O zamanlar istifa edip gidene pek rastlamazdık. Ya evlenir ya da emekli olurdu. Yani başka işe geçmek istiyorum ben bu işi beğenmiyorum diye istifa edeni hiç görmedim. Aman iyi bir [...]

Seksi Kadınlar

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

2 Haziran 2008 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde Ayşe Arman’ın bir röportajını okudum. Prederic Beigbeider’in son romanı (Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim?) üzerine bir sohbetdi. Roman Moskova’da geçiyor. Kitapta Rus kadınlarını anlatıyor. Yazar özellikle Rus kadınlarını anlatırken aslında erkeklerin ne istediklerini anlatıyor.
Ayşe Arman; “Rus kadınları neden farklı?” diye soruyor:
- Rus kadınları farklılar. Mesele sadece güzellik değil; özgür ve [...]

İş Hayatındaki Haklarımız

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Bu hafta size bana gelen bir maili yazmak istiyorum. Ona cevap verirken de çalışanların işten çıkış karşısındaki haklarını da yazmış olacağım.
“Merhaba Tülay Hanım;
Bölgemizde HES (Hidroelektrik Santralleri)’lerde istihdam edilmek üzere kontrolörlük yapmak için teklif aldım. Bölgede 100’e yakın proje vardı. Zorlu bir süreçten sonra işe başladım. İşe başladığımdan itibaren şartların bir kaçı hiç uygulanmadı. 11 [...]

Cinsellik

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Her zaman yaptığımı yaptım yine. Geçen haftadan bu haftaki yazımı hazırlamıştım. Henüz yazmamıştım ama aklımda yazılmıştı bile. Ama yeni bir yazı ile karşınızdayım. Bu akşam bir film seyrettim ve size başka bir konu yazmaya karar verdim: Cinsellik
Cinsellik ülkemizde tabudur. Çocukluğumuzdan beri ayıp diye büyütüldük. Ailece film seyretsek öpüşme sahnelerinde hepimiz önümüze bakardık. Ya da büyüklerimiz [...]

Fikrini Söyleme Özgürlüğü

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Size yazı yazarken bazen arşivimden faydalanıyorum. Anektotlar, fıkralar, kitaplar alıntılar ve atasözlerini kullanıyorum. Bazen de çevremden besleniyorum. Bunu neden yapıyorum? Çünkü hayat sadece okuyarak öğrenilmez. Yaşamak daha önemlidir. Ama o da tek başına yeterli değildir. Düşünün ki küçük bir çevrede yaşıyorsunuz. Ne göreceksiniz de öğreneceksiniz. Okumak yaşamayı destekleyen bir unsurdur…
Bu hafta size çevremde gördüğüm yani [...]

İş görüşmeleri

Posted by: tulaybilin on: 10/02/2009

Geçen haftaki yazımın içinde yazmamı istediğiniz konu hakkında bana mail atabilirsiniz diye yazmıştım. Bu hafta çok fazla mail geldi. İki kişinin mailindeki konu aynı olduğundan burada ikisine de cevap vermek istiyorum.
İkisinin de sorusu iş görüşmeleri ile ilgili. Sordukları sorularla ilgili araştırma yapmama gerek yok çünkü yıllarca insan kaynakları müdürlüğü yaptım. Onların dertlerini çok iyi biliyorum. [...]

Temel’in Sandviçi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Son zamanlarda yazılarımı okuyanların sayılarının çok arttığını düşünüyorum. Bu bir tahmin değil. Gelen mailler bile beni bu düşünceye itiyor. İnanılmaz çok mail alıyorum. Daha çok gençlerden mail geliyor. Hepsinin ortak bir noktası var, hayattan pek keyif alamamak. Çünkü hayatlarına bir yön verememekten şikayetçiler.
Bazen hepimiz yaparız. Çok şikayet ederiz. Ama çarenin bizde olduğunu bir türlü anlayamayız. [...]

Cahiller ve Dahiler

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Bu hafta gelen maillere genel bir cevap vermek istiyorum. Gençlerin ortak özelliklerinin bir tanesi, özgüven eksikliği. İkincisi de çevresindekilere “HAYIR” diyememe. Kızların yanında aşırı utangaç durmak gibi nedenler. Bu hafta gelen maillerin çoğu bu konu ile ilgiliydi. Onlara cevap verdim ama genel olarak tekrar yazarsam başkaları da faydalanır diye düşündüm.
Bugüne kadar okuduklarımdan çıkarttığım sonuca göre [...]

Patronların Yeni Gözdesi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Eski yazılarımdan birinde “Kırılma Noktaları”nı anlatmıştım. Hatta bunu bir televizyon programında da anlatmıştım. İnsan bazen sıkılır. Bir türlü ilerleyemez. Enerjisi vardır ama ne yapacağını bilemez. Çünkü kendini tanımadığı için ne yapacağına bir türlü karar veremez. Hedeflerini belirleyemez. Yani Kırılma Noktası yaşar. Ya yerinde sayar ilerleyemez. Ya da bir çıkış yolu arar. İşte bu anda kişisel [...]

Profesyonel Bir Yardım Alın

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

20 yıldan fazla bir zamandır kişisel gelişim ile ilgileniyorum. Her zaman şunu ifade ederim. Kendi üstümde denemediğim hiçbir davranışı başkasına önermem. Öncelikle kendim denerim yani hayatıma geçiririm sonra da başkalarına öneririm.
Bunu şunun için yazıyorum. İnsanların hayatlarında çok acı günler olabilir. En acısı da ölüm acısıdır. İnsanlar mutlaka acılarını yaşamalılar. Yani yaslarını tutmalılar. Acılarıyla yüzleşerek yani [...]

Bu Muhteşem Bir Hayat

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Bu hafta bir arkadaşımdan güzel bir mail geldi. Harika bir filmin hikayesiydi. Ama hikayenin altında isim yazmıyordu. Kim kaleme almış bilmiyorum. Sizlere bu hikayeyi yazmadan önce internette bir araştırma yaptım ve buldum. Ahmet Altan Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde yazmış. Frank Capra’nın “Bu muhteşem bir hayat” isimli filmi. Eski bir Amerikan filmi. Ahmet Altan filmi anlatmış ve [...]

Olumsuz Düşünceli İnsanlar

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

“Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken, içlerinden ikisi bir çukura düşmüş. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanıp, çaresiz bir şekilde bakıyorlarmış.
Çukur bir hayli derin olduğundan düşen arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyormuş.
Yukarıdaki kurbağalar, boşuna çabalamamalarını söylemişler arkadaşlarına;
-Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkansız!
Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam etmişler. Yukarıdakiler ise [...]

Güven Hissi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Hayattaki en büyük zenginlik güven duyacağımız dostlarımız olması. Bence paradan daha önemli. Çünkü parayla her şeyi satın alabiliriz ama gerçek dost satın alamayız. Sizinle güven duymanın güzelliğini anlatan iki tane anektot paylaşmak istiyorum.
Bu yazı bana mail ile gelmişti. İşleyen sistemin tarih aralığını bilemiyorum ama hoş bir olay;
“İngiltere’de yargıçların maaşı yoktur. Onun yerine ihtiyaçları oldukça kullandıkları [...]

Negatif Düşüncelerin Yaratıcılığa Katkısı

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

İki tip insan olduğunu düşünüyorum. Birincisi bir şeyler yapmak için her şeyin dört dörtlük olmasını bekleyen grup. Bu gruptakiler bir iş yapmak için öncelikle kötü düşüncelerden arınmak, sağlıklı olmak, maddi sıkıntısı olmamak gibi şartlar öne sürer. Bunlar düzelmeden asla kendini bir işe veremez. Yaratıcı olmasından vazgeçtim kitap bile okuyamaz. Sürekli bir bahanesi vardır. Bu [...]

Kendin Olmak

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Başkalarının hayatlarını gözlemlemek bizi ileri taşıyorsa bu harika bir duygu. Bizi motive edip içimizdeki enerjiyi dışarı çıkarmamıza yarıyorsa güzel de, kıskanmamızı sağlıyor ve hiç bir şey yapmadan sadece onun gibi olmak istiyorsak hiç de güzel değildir.
Başkalarını taklit etmek hep onlar gibi olmayı deniyorsak kendimizden uzaklaşıyoruz demektir. Bir şeyin daima aslı değerlidir. Kopyası geçici bir süre [...]

Tek Kişilik Ordu Olmak İçin

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Yılbaşının ertesi günüydü. Gündüz televizyonum açıktı. CNNTÜRK kanalında akşam programıyla ilgili reklam vardı. 5N 1K adlı programda saat 20.00′de Tema Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın olacağını anons ediyordu. Bu iki kişiyi de tanıyorum. Kişisel olarak tanımıyorum. Medya dünyasından tanıyorum. Yaptıklarını çok beğeniyorum. Akşam saati televizyonun karşısına oturdum. Zevkle programı izledim. [...]

İş Hayatı Hakkında

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Kişisel Gelişimin dışında, benim bir de mesleğim var. 20 yıl İnsan Kaynakları Müdürlüğü yaptım. Düşündüm ki gençlerin iş hayatı hakkında bilmek istedikleri çok şey var. Biraz da bu konuda sizlere bildiklerimi aktarmak istiyorum. Yıllar boyunca çalıştığım şirketin eleman alımlarını ben yaptım. Vasıfsız elemanı da ben aldım, üst düzey çalışanları da ben aldım. Bu konuda [...]

Kedi, Fare ve Korku

Posted by: tulaybilin on: 06/02/2009

Bir Hint masalina göre;

kedi korkusundan, endişe içinde yasayan
bir fare vardir. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye
dönüstürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacagi yerde bu kez de köpekten
korkmaya baslar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüstürür. Kaplan olan
fare, sevinecegi yerde avcidan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne
yaparsa [...]

Büyük Düşünün

Posted by: tulaybilin on: 06/02/2009

Güç, heyecan verici bir kavram. İnsanlar bu kavrama farklı bakarlar. Kimi korkar, kimi elde etmek için hayatını verir. En büyük güç, insanın kendisidir. Güç insanın içinde gizlidir. Yeter ki onu dışarı çıkarmayı bilelim. Güç, insanın kendi davranışlarını yönetme yeteneğidir. Yakın geçmişte güç, insanların başkalarını yönetme sanatıydı. Halbuki şimdi, en etkili güç bilgidir. Eğer bilgiyi [...]

Etiketler:

Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Takvim

Aralık 2009
M T W T F S S
« Aug    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031