Tülay Bilin-ce

Archive for the ‘Özgüven’ Category

BAMBU AĞACI

Posted by: tulaybilin on: 09/08/2009

4 Aralık 2004 tarihli Dünya Gazetesinde Berna Sağlam Naipoğlu “Bambu ağacından” yola çıkarak harika bir vazgeçmeme hikayesi anlatmıştı. Bunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
“… Bambu ağacı tohumu eker ve sularmış. İlk yıl hep toprağa ve dolayısıyla tohuma su vermekle geçermiş. İkinci yıl aynı işlem devam edermiş. Tohum itinayla sulanır ve dikkat edilirmiş. Ondan sonraki üç sene yine [...]

SUSMA…..

Posted by: tulaybilin on: 23/06/2009

“Almanya’da Naziler komünistleri içeri attı, sesimi çıkarmadım. Çünkü komünist değildim. Sonra Yahudiler’i içeri tıktılar. Bu kez de sesimi çıkarmadım. Çünkü Yahudi de değildim. Derken sıra sendikacılara geldi. Ben hala susuyordum. Çünkü sendikacı da değildim.
Sonunda beni de götürdüler. Ve kimse sesini çıkarmadı. Zira sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”
Prof. Martin Niemuller
Olaylar karşısında ne kadar susuyoruz acaba? Çok tepkisiz [...]

Etiketler: , ,

KARARSIZLIK

Posted by: tulaybilin on: 23/06/2009

Kararsız kaldığımız çok anlarımız olmuştur. İnsani duygularımızı kaybetmediğimiz sürece de olacaktır. Eski insanlar her türlü durum için bir atasözü söylemişler. Bazı durumlar vardır ki işin içinden çıkılmaz. Şöyleki;
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Ya da;
İki ucu boklu değnek.
Karar veremediğimiz zamanlarda bu sözleri söyleriz. Ama bir şekilde de bu durumu aşarız.
Bazen kararsızlığımız bilgisizliğimizden [...]

KARARLI OLMAK

Posted by: tulaybilin on: 24/04/2009

Aldığım maillerden çıkardığım bir sonuç var. Çok fazla kişi ‘Hayır’ diyememekten şikayetçi. Hangi zamanlarda ‘Hayır’ demeliyiz? Bu sadece bize yapılan tekliflere ‘Hayır’ demek anlamına gelmiyor. Bize yapılan bir haksızlığa da ‘Hayır’ demeliyiz. Bize yapılan haksızlıklar karşısında çoğumuz ‘aman boş ver bir dahaki sefere söylerim. Bir kereden bir şey çıkmaz’ deriz. Ama içimiz bir kere burulmuştur. [...]

HİÇ HAYALLERİNİZDEN SIFIR ALDINIZ MI?

Posted by: tulaybilin on: 30/03/2009

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak
atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin
genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle
çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.
Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak
istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..
Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine
sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir
kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla [...]

Hiç kendine sordun mu?

Posted by: tulaybilin on: 09/03/2009

Radyo programı yaptığım yıllarda özenle her hafta programımı kaçırmadan dinleyen ve mutlaka programıma bağlanıp düşüncelerini dile getiren bir dinleyicim vardı. Kendisi de kişisel gelişim ile yakından ilgiliydi. Her hafta yapıcı katkısı olurdu bana. Selahaddin Vatansever ismindeki bu dinleyicim bir gün bana kendi çıkardığı bazı notları vermişti. Bugün onun bu yazısını sizinle paylaşmak istiyorum.
Hiç kendine sordun [...]

OLMAK, DOLMAK, TAŞMAK

Posted by: tulaybilin on: 03/03/2009

25 yıldır kişisel gelişim ile ilgileniyorum. Profesyonel olarak eğitim vermeye 10 yıl önce başladım. Yazmaya başlayalı ise 5 yıl oldu. Son 3 yıldır yazılarım internet sitelerinde geziyor. 3 yıl her hafta yazdım. Şimdi de NTV okurlarıyla buluştuk.
Sıkıntılı bir günümdü, kişisel gelişim uzmanı Sayın Mümin Sekman’la sohbet ediyorduk. Nedenini bilmediğim bir sıkıntı içinde olduğumu söyledim. [...]

Etiketler: ,

Söz söyleme sanatı – 2

Posted by: tulaybilin on: 03/03/2009

Daha önceki yazılarıma bakarsanız Söz Söyleme Sanatı başlıklı bir yazım var. Orada da belirttiğim gibi derdini iyi anlatabilmek ve yerinde ve zamanında cevap verebilmek, kişi için çok önemli bir beceridir. Bunu beceremeyen insanlar ya çok üzülürler ya da kaba kuvvetle derdini anlatmaya çalışırlar. Tabii ki kaba kuvvet kendine güven duyan insanın işi değildir. Cümleleri iyi [...]

Hangi erkekler akıllı kadın sever?

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Prof.Dr.Albert Mehriman’ın 1960’lı yıllarda iletişime dair yapmış olduğu araştırma sonuçları şöyledir;
BEDEN DİLİ %55
SES TONU %38
KELİMELER %7
1960’dan bugüne çok şey değişti diyeceksiniz, çok haklısın ama bir insanın dış görünüşüne bakması gerektiği değişmedi sanırım. Hatta pazarlama seminerlerinde BEDEN DİLİ’nin orantısının daha da yükseldiği ifade ediliyor.
Beden dili deyince bir insanın dış görünüşü ve kendini ifade ediş [...]

Söz söyleme sanatı

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Düşünmek ile konuşmak arasında çok fark vardır. Hatta yazmak arasında daha da çok fark vardır. Birçok insan bunlardan sadece birinde çok başarılıdır. Ama diğerine gelince biraz çekimser kalır bir türlü derdini anlatamaz. Bazı insanların analitik düşünce yapıları vardır. Anında olayı çözer. Bazı insanlar bu düşündüklerini kaleme almada inanılmaz beceri sahibidirler. Ama gel gör ki bir [...]

Keşke demeden yaşanan yıllara selam olsun

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Gençlik yıllarımda Cumhuriyet Gazetesi okurdum. Magazinden nefret ederdim. Sonra kişisel gelişim konularına merak sardım. Yine magazinden nefret ediyordum. Magazinin içindeki insan duygu ve davranışlarını göremiyordum. Sonra sonra farkında olmadan magazin okumaya başladım. O kadar garip olayları keşfetmeye başladım ki, bakış açım değişti. Artık her gazete haberinde veya televizyon programında insan davranışlarını görür oldum. Şimdi gazetelerdeki [...]

Kadınların kadın olma yaşı kaçtır?

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Gençlikte yıllar zor geçer. Dış etkenler bir yana hele içimizdeki fırtınalar dinmek bilmez. Dış etkenlerin başında parasızlık gelir. Aileyle yaşamanın getirdiği zorluklar. Aileyle birlikte olmanın keyfini bilemediğimiz yıllar. Çünkü onları sadece baskı unsuru olarak görürüz. Gerçekte öyledir de. Çünkü tehlikeleri onlar gördüğü için bizi sürekli uyarırlar. Biz de bu uyarılardan hiç keyif almayız. Özgür olmak [...]

Ben ne istiyorum?

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Geçen hafta yazımı yazamadım. Çok özür diliyorum. Editörüme haber verdim yani ondan izin aldım. Ama sizler, benim için gerçekten çok önemlisiniz. Bir hafta yazı yazmayınca çok fazla mail geliyor. Neden bu hafta yazı yazmadın diyorlar. Onun için hepinizden özür diliyorum.
Neden yazmadığıma gelince, İzmir’deydim. Eğitim için gitmiştim. Bu ara eğitimler yoğunlaştı. Biliyorsunuz iki hafta önce [...]

Siz ne kadar marjinalsiniz?

Posted by: tulaybilin on: 01/03/2009

Biz insanların egoları neden şişkin dersiniz. Beğenilmek ve sevilmek hepimizi mutlu eder de ondan. Çoğumuz eleştiriye gelemeyiz. Hele bazılarımız eleştiriye tamamen kapalıdır. Bence yapıcı eleştiri iyidir. İnsanı alır bir yerlerden bir yerlere taşır. Eğer o taşımada ruhumuz da taşınırsa işte tadına doyum olmaz.
Kimimiz toplumun kurallarına aynen uymak isteriz. Neden derseniz, beğenilmek için derim. Kimi [...]

Bu da geçer

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Size bu hafta Vatan gazetesi yazarı Okey Gönensin’in köşesinde yazdığı bir yazıyı aktarmak istiyorum. Umarım beğenirsiniz:
Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye varır. Karşılaştığı köylülere kendisine yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler dervişe kendilerinin fakir ve evlerinin de küçük olduğunu söyleyip onu Şakir diye birinin çiftliğine gönderirler. Derviş [...]

Etiketler: , ,

Bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Hani hepimiz yaparız ya, hiçbir şeyi atamayız bir türlü. Giymediğimiz giysiler, ayakkabılar, çantalar, eşofmanlar, biblolar, kül tablaları, kullanılmayan bir elektrik sobası, yenisini aldığımız halde eski fırın. Hani adeta evi onlar için tutmuşuz da biz de arada sığınmış yaşıyoruz. Neredeyse bize yer yok.
Hani geçen hafta size yazı yazamadım ya. İşte o zaman evden eve taşınmıştım. [...]

Başarısızlığın nedenleri

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Her zaman yazıyorum bazen bir yazı yazabilmek için 5 kitap okumam gerekiyor. Sürekli kendimi yenilemem gerektiğine inanıyorum. Yoksa yazılar hepsi birbirinin aynısı olur ve bu da sizi sıkar. Son günlerde biliyorsunuz “Sır” isimli bir kitap ortalığı kasıp kavuruyor. Aslında kuantum fiziğini anlatıyor. Yani çekim yasası. Kitabı okuyunca hemen aynı konu ile ilgili ne kadar kitap [...]

Bağımdaşlık – 2

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Geçen hafta size hayatımı değiştiren bir kitaptan özetler vermeye başlamıştım. Bu hafta da devam etmek istiyorum. Aslında kitap o kadar harika ki inanınki haftalarca yazsam bitmez. Araya başka yazılar sokarak zaman zaman yazmayı düşünüyorum. Bu yazıyı okumadan önce bir hafta önceki yazıdan başlamanızı öneririm. Kitabın adı ve yazarı; BAĞIMDAŞLIĞA SON – MELODY BEATTIE
Yazar bağımdaşlığı [...]

Bağımdaşlık -1

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Hayatımızda neye ilgi duyarsak hemen araştırıp bir kursa gitmeye kalkarız. Hiçbir şey olmazsa internetten araştırır ya da bir kitap alırız. Bunları neden yaparız. Öğrenmek için. Hayatı öğrenmek için ne yapıyoruz? Bir kursa gidiyor muyuz? Hayat öğrenilmez yaşanır diye bir görüş var. Ben hayatın öğrenilebileceğini düşünüyorum. Bilerek yaşamak daha da keyifli. O zaman değişim daha hızlı [...]

Özgüven nedir?

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Özgüven nedir? Bireyin kendisinden memnun olması, kendi çevresiyle barışık yaşaması demektir. Başka bir tarif de Melody Beattıe’nin “Bağımdaşlığa Son” kitabındaki gibi;
“Nasıl görünüyorlar?
Ne kadar para kazanıyor?
Kimleri tanıyorlar?
Ne çeşit araba kullanıyorlar?
Ne tür işte çalışıyorlar?
Çocukları ne kadar başarılı?
Eşleri ne kadar önemli, güçlü ya da güzel?
Kaç diploması var?
Başkalarının gözünde ne kadar başarılı?
Tüm bu saydığım şeylerden doyum ve zevk [...]

Etiketler: ,

Kafaya takmamak

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Gazeteleri okurken bir elimde makas bir elimde kalem ile okuyorum. Neden mi? Çünkü beni motive eden o kadar çok olay oluyor ki. Bütün haberlere bakış açım değişti artık. İnsanlar neyi nasıl başarmışlar diye arayış içinde olduğumdan bir haber görünce hemen kesiyorum. Önce kendim motive oluyorum. Sonra seminerlerde örnekler vererek anlatıyorum. Bugün beni motive eden bir [...]

İnsan kendini yalnızca insanda tanır

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

“İnsan kendini yalnızca insanda tanır” cümlesi Goethe’ye aittir. Bu sözü bugün kullanmak istedim. Çünkü zaman zaman ne istediğimize karar veremediğimiz anlar oluyor. Bazen zorlanıyor kendi duygularımızı bile tanımıyoruz. Karşımızdaki kişide aradığımız özellikler konusunda çok emin olmadığımız anlar oluyor. Bugün size Kanadalı bir Kızılderili’nin harika bir şiirini yazmak istiyorum. Belki duygularınıza tercüman olur:
Geçinmek için ne yaptığın [...]

Ne istediğimizi biliyor muyuz?

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Yazılarımdan etkilenip bana mail atanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Ortak bir dert var. Bir çoğu aynı soruyu soruyor: “Birini seviyorum ama o bir türlü arkadaşlık teklifimi kabul etmiyor. Ne yapmalıyım?”
Bana danışmanlık için gelen bir çok kişi de aynı sorunları dile getiriyor. Bu durumda bazen sorun bizde bazen de karşı taraftadır. Karşı taraf sürekli aranmak, [...]

Tünelden çıkanlar

Posted by: tulaybilin on: 28/02/2009

Tülay abla ben size Ordu’dan ulaşıyorum. Sitenizi tesadüfen buldum. Benim de size danışmak istediğim şeyler var. Benim yaşım 32, kendime ait bir dükkanım var ve onu işletiyorum. Ben çok karamsar bir insanım bu durumdan kurtulmaya çok çalıştım ama bir türlü kurtulamadım. Her zaman her şeyin en kötüsünü düşünüyorum. Sanki hep kötü şeyler olacakmış gibi geliyor, [...]

Ben şimdi yazar mıyım?

Posted by: tulaybilin on: 22/02/2009

2-3 gün süren seminerlerimin bitiminde katılanlara son kez bir soru sorarım: “Bu seminerde sizi en çok etkileyen ne oldu?” Nerdeyse %90 ‘ı tek bir şey söyler; “En çok hayatınızdan verdiğiniz örnekler beni etkiledi. Ben de yapabilirim diye düşünüyorum.”
Öyleyse LEWIS CASS doğru söylemiş: “İNSANLAR SÖYLEDİKLERİNİZDEN ŞÜPHE EDEBİLİRLER, AMA YAPTIKLARINIZA İNANIRLAR”
Bir işi bilimsel olarak okumak insanı [...]

Mutsuz birlikteliklerin nedenleri

Posted by: tulaybilin on: 22/02/2009

Zuhal Olcay’ın bir filmini seyretmiştim. Filmin adı “Dünden Sonra Yarından Önce” idi. Kariyer peşinde olan bir karı kocayı canlandırıyorlardı. İkisinin de çok yoğun iş temposu vardı. Karı koca birbirlerine deli gibi aşıktılar. O yoğun iş temposunda birbirlerine zaman ayırmak için deli oluyorlardı ama özellikle kadının iş temposu daha yoğundu. İş seyahatleri çoktu. Kocası sürekli onu [...]

Özgüven eksikliği

Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009

Merhaba Tülay Abla, yaklaşık bir kaç haftadır sitenizi takip ediyorum. Sizin birkaç tane yazınızı okudum ve gerçekten çok anlamlı buldum. Yazdıklarınızda haklı olduğunuzu gördüm ve daha sonra yazılarınızın altındaki birazcık da olsa özgeçmişinizi okuyunca, size bir mail göndermek istedim.
Ben 20 yaşındayım. 17 sene Türkiye’de yaşadıktan sonra Avrupa’ya babamın yanına geldim. O, yıllardır Avrupa’da [...]

Etiketler: ,

Mailler ve cevaplar

Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009

Geçen haftaki bir yazımın en altında bana yolladığınız mailleri isterseniz yayınlamak istiyorum diye yazmıştım. Değişik sorunlara buradan cevap yazmak da bir bakıma faydalı olur diye düşündüm. Bu hafta aldığım maillerden bir tanesini yayınlıyorum. Mailleşmemizin tamamını yazdım. Tabii ki kişinin isteği ile. Ama siz isterseniz isim yerine rumuz da kullanabilirsiniz. Burada sorunlarına cevapları yetersiz bulan daha [...]

Etiketler: ,

Affetmeli miyiz?

Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009

Düşünün ki sokakta yürüyorsunuz. Yol kalabalık. Karşıdan gelen kişi size çarptı ve döndü pardon dedi. Bu durumda hiç sorun yok. Ya da pardon demedi. Kızdınız. İçinizden o kişiyle ilgili negatif duygular geçti.
- Ne kadar kaba bir insan.
- Yürümesini bilmiyor daha.
- İnsan bir özür diler gibi duygu ve düşünceler.
Sizce bu kızgınlık hissi ne kadar [...]

Etiketler: ,

Bu konuda bilgim yok

Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009

Bazı insanlara bir şey sorulduğu zaman bilmiyorum demek zor geliyor. Bazı insanlar ise çok kolay bilmiyorum diyebiliyor. Neden mi?
Bence bir insan hiçbir şey bilmiyorsa bilmiyorum diyemiyor. Bunu da mı bilmiyorsun diyecekler diye korkuyor. Çünkü hiçbir konuda bilgisi olmadığı için utanıyor. Ayrıca biliyormuş gibi konuşmanın sakıncalarını da farkında değil. Hani cahiller cesur olur derler ya. [...]

Hayatın şifresi

Posted by: tulaybilin on: 17/02/2009

Hayatın bir şifresi olduğuna inanıyorum. Ama hepimizin şifresi farklı. Kimi böyle bir şifrenin varlığından bile haberdar değil, kimi hayatı boyunca o şifreyi bulmak için uğraşıyor, kimi de şifreyi keşfediyor. Tabii en güzeli şifreyi bulmak için alınan yol. Çünkü gerçek öğrenme budur.
Ben hayatım boyunca o şifrenin peşinde koşanlardanım. Zaman zaman şifrenin bir tek harfini buluyorum. [...]

Etiketler:

Bugün size yıllar önce mail yoluyla elde ettiğim ve çok faydalandığım güzel cümleler yazmak istiyorum. Hepsi üzerinde tek tek tartışmak gerekli. Açılımlarını yorumlamak gerekli. Bunu zaman içinde yapmayı düşünüyorum. Yazıyı size sunuyorum.
- Bir kavgada ilk sen vur ve sert olsun.
- Bir konuşmanın hemen öncesinde asla yemek yeme.
- Mesleğinin dümenlerini öğrenmekle zaman yitirme. Mesleğini öğren.
- [...]

Nasıl karizmatik olunur

Posted by: tulaybilin on: 16/02/2009

Bu güne kadar o kadar çok karizma ile ilgili yazı okudum ki artık hangi kitapta kim ne yazmıştı inanın hatırlamıyorum. Ama bütün bu okuduklarımdan sonra kendi tarifimi ortaya koydum. Belki bu tarif de aynı cümleyle bir kitapta vardı. Belki de birkaç tariften sonra benim yarattığım bir cümle haline geldi. Valla hatırlamıyorum. Sadece inandığım bir tarif [...]

Keşfe gidiyorum gelen var mı?

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Ben yaşlanmak istemiyorum. Peki benim elimde mi yaşlanmamak? Bu sorunun cevabını düşünüyorum ve evet diyorum. Şaşırmayın lütfen. Ruh yaşlanmayınca heyecan devam ediyor. Bedenimizin yaşlanmasına mani olamıyoruz ama ruhumuz bizim elimizde. Onu istediğiniz şekilde kullanma şansımız var.
Ben emekli olmuş biriyim. Çevremde emekli olmuş bir sürü kişi var. Onlarla sohbet ettiğimde her cümlenin başına şu [...]

Etiketler: , ,

Hiçbirşey tesadüf değil

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

İşkolik misiniz yoksa evkolik misiniz? Hayır ikisini de istemiyorum. Bağımlı olmak çok kötü bir şey. Hayatım yoğun bir iş ortamında geçti. İş hayatımda hep elimi taşın altına koydum. Bazı şeyleri görmezden gelemedim. Hep insiyatif kullandım. Tabii ki bir yönetici olarak insiyatif kullanmanın artıları olduğu kadar eksileri de var. Bazen aldığın kararın sonucu iyi oluyor o [...]

Yalnızlık bir erdemdir

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Geçenlerde bir televizyon programında yazar Selim İleri böyle dedi. Evet bu uzun süredir üzerinde düşündüğüm bir konuydu.
Yalnız olmak nedir sizce? Yalnızlık bir çok insanı korkutur. Yalnız kalmaktan korkan yığınla insan vardır. Yalnızlığın boyutları farklıdır. Kimi yalnız başına arka yatak odasına bile gidemez. Kimi bir evde yalnız kalamaz. Kimi çevresinde insanlar olmadan yaşayamaz. Kimi tek başına [...]

Astrolojik Kaderimizin Değişim Mümkün mü?

Posted by: tulaybilin on: 15/02/2009

Evet mümkün. Ben başardım. Ben anneye aşırı bağlı bir kişiydim. Bu bağlılık öylesine bir durum ki, buna bağımlılık desek daha doğru olur. Bu bağımlılık hayatıma yön verme noktasında önüme çıkan bir engel oluyordu. Çünkü anneme olan saygım ve sevgimin boyutunu abarttığım için yeni çağı yaşayamıyordum. Annem ne derse o oluyordu. Bir gün geri baktığımda annem [...]

Sadece Akıllı Kadın Olmak İstemiyorum

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Çocukluğumdan beri duyduğum bir tanım var; Aptal sarışın!
Bu tanıma uyan bir kadın olmayı asla düşünmedim ve hayatım boyunda da olmama mücadelesi verdim. Tabii bu mücadeleyi o kadar abarttım ki; akıllı görünücem diye kadınlığımı unuttum. Öyle yıllar yaşadım ki çok süslü bir kadın olmak boş kafalı ile eş anlamlıydı. Ne kadar sade ne kadar erkeksi [...]

İnsan Kaynakları

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

İnsan kaynakları
Size bugüne kadar aşktan bahsettim. Kişisel gelişim konularından bahsettim. Bu konuları bilimsel metotlarla anlatmak yerine yaşamın içindeki duygularımızla anlatmayı tercih ettim. Tecrübelerimi aktardım. 20 yıldır okumalarım ve aldığım eğitimlerimi size aktardım. Ama benim bir de mesleğim var. 20 yıl İnsan Kaynakları Müdürlüğü yaptım.
Düşündüm ki gençlerin iş hayatı hakkında bilmek istedikleri çok şey var. Biraz [...]

Fikrini Söyleme Özgürlüğü

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Size yazı yazarken bazen arşivimden faydalanıyorum. Anektotlar, fıkralar, kitaplar alıntılar ve atasözlerini kullanıyorum. Bazen de çevremden besleniyorum. Bunu neden yapıyorum? Çünkü hayat sadece okuyarak öğrenilmez. Yaşamak daha önemlidir. Ama o da tek başına yeterli değildir. Düşünün ki küçük bir çevrede yaşıyorsunuz. Ne göreceksiniz de öğreneceksiniz. Okumak yaşamayı destekleyen bir unsurdur…
Bu hafta size çevremde gördüğüm yani [...]

Başarılı Olmamak İçin Nedenlerimiz Neler?

Posted by: tulaybilin on: 13/02/2009

Başarılı olmamak için o kadar çok nedenimiz var ki. Sağlığım bozuk, maddi durumum iyi değil, büyük şehirde değilim ya da ben herkes kadar akıllı değilim. Çalışmamak için bir bahane buluruz. Zannetmeyin ki çok başarılı insanlar yetenekliler.
EDİSON diyor ki; Başarı, %1 yetenekse, %99 terdir. Onun için boşuna bahane bulmayalım. Şunu kabul edelim biraz tembeliz. [...]

İş görüşmeleri

Posted by: tulaybilin on: 10/02/2009

Geçen haftaki yazımın içinde yazmamı istediğiniz konu hakkında bana mail atabilirsiniz diye yazmıştım. Bu hafta çok fazla mail geldi. İki kişinin mailindeki konu aynı olduğundan burada ikisine de cevap vermek istiyorum.
İkisinin de sorusu iş görüşmeleri ile ilgili. Sordukları sorularla ilgili araştırma yapmama gerek yok çünkü yıllarca insan kaynakları müdürlüğü yaptım. Onların dertlerini çok iyi biliyorum. [...]

Toplumsal Saygı

Posted by: tulaybilin on: 10/02/2009

Burada size tarih dersi vermek istemiyorum. Ancak şu kadarını yazmak istiyorum ki Türklerin ilk yaşam biçiminin göçebe olduğunu hepimiz iyi biliriz. Yani kabileler tek tek yaşarlardı. Zaten ömürleri yollarda geçtiğinden hep yalnızdılar. Yüzyıllar geçtikçe toplu yaşamaya başladılar. Daha sonraki yıllarda şehirleşmeler oldu. Şehirlerde aynı binada oturmaya başladık. Birlikte yaşamanın koşulları belirmeye başladı. Birinin hakkına diğerinin [...]

Temel’in Sandviçi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Son zamanlarda yazılarımı okuyanların sayılarının çok arttığını düşünüyorum. Bu bir tahmin değil. Gelen mailler bile beni bu düşünceye itiyor. İnanılmaz çok mail alıyorum. Daha çok gençlerden mail geliyor. Hepsinin ortak bir noktası var, hayattan pek keyif alamamak. Çünkü hayatlarına bir yön verememekten şikayetçiler.
Bazen hepimiz yaparız. Çok şikayet ederiz. Ama çarenin bizde olduğunu bir türlü anlayamayız. [...]

Cahiller ve Dahiler

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Bu hafta gelen maillere genel bir cevap vermek istiyorum. Gençlerin ortak özelliklerinin bir tanesi, özgüven eksikliği. İkincisi de çevresindekilere “HAYIR” diyememe. Kızların yanında aşırı utangaç durmak gibi nedenler. Bu hafta gelen maillerin çoğu bu konu ile ilgiliydi. Onlara cevap verdim ama genel olarak tekrar yazarsam başkaları da faydalanır diye düşündüm.
Bugüne kadar okuduklarımdan çıkarttığım sonuca göre [...]

Bu Muhteşem Bir Hayat

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Bu hafta bir arkadaşımdan güzel bir mail geldi. Harika bir filmin hikayesiydi. Ama hikayenin altında isim yazmıyordu. Kim kaleme almış bilmiyorum. Sizlere bu hikayeyi yazmadan önce internette bir araştırma yaptım ve buldum. Ahmet Altan Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde yazmış. Frank Capra’nın “Bu muhteşem bir hayat” isimli filmi. Eski bir Amerikan filmi. Ahmet Altan filmi anlatmış ve [...]

Olumsuz Düşünceli İnsanlar

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

“Bir kurbağa sürüsü ormanda ilerlerken, içlerinden ikisi bir çukura düşmüş. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanıp, çaresiz bir şekilde bakıyorlarmış.
Çukur bir hayli derin olduğundan düşen arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyormuş.
Yukarıdaki kurbağalar, boşuna çabalamamalarını söylemişler arkadaşlarına;
-Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkansız!
Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam etmişler. Yukarıdakiler ise [...]

50 Yaşında Bir Adam Arıyorum !

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Çocukluğumda bir insan 45 yaşına geldi mi, yaşlıydı benim için. Hatta ölebilirdi bile. Oysa şimdi bakıyorum, hayat 40’dan sonra başlıyor. Gençlik bir kavgayla geçiyor. Kavga derken hayat kavgasından bahsetmiyorum. Hayat kavgası var tabii, kimin yok ki. Benim kavga dediğim kişinin kendi ile olan kavgası. Kişiliğinin oturması için sorgulamalar. “Ben kimim?” sorusunun cevabını bulmak için geçen [...]

Güven Hissi

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Hayattaki en büyük zenginlik güven duyacağımız dostlarımız olması. Bence paradan daha önemli. Çünkü parayla her şeyi satın alabiliriz ama gerçek dost satın alamayız. Sizinle güven duymanın güzelliğini anlatan iki tane anektot paylaşmak istiyorum.
Bu yazı bana mail ile gelmişti. İşleyen sistemin tarih aralığını bilemiyorum ama hoş bir olay;
“İngiltere’de yargıçların maaşı yoktur. Onun yerine ihtiyaçları oldukça kullandıkları [...]

Negatif Düşüncelerin Yaratıcılığa Katkısı

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

İki tip insan olduğunu düşünüyorum. Birincisi bir şeyler yapmak için her şeyin dört dörtlük olmasını bekleyen grup. Bu gruptakiler bir iş yapmak için öncelikle kötü düşüncelerden arınmak, sağlıklı olmak, maddi sıkıntısı olmamak gibi şartlar öne sürer. Bunlar düzelmeden asla kendini bir işe veremez. Yaratıcı olmasından vazgeçtim kitap bile okuyamaz. Sürekli bir bahanesi vardır. Bu [...]

Kendin Olmak

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Başkalarının hayatlarını gözlemlemek bizi ileri taşıyorsa bu harika bir duygu. Bizi motive edip içimizdeki enerjiyi dışarı çıkarmamıza yarıyorsa güzel de, kıskanmamızı sağlıyor ve hiç bir şey yapmadan sadece onun gibi olmak istiyorsak hiç de güzel değildir.
Başkalarını taklit etmek hep onlar gibi olmayı deniyorsak kendimizden uzaklaşıyoruz demektir. Bir şeyin daima aslı değerlidir. Kopyası geçici bir süre [...]

Yolu Yarılayan Kadın

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Bilirsiniz kadınları anlamak zordur. Tam anladım sanırsınız ki sil baştan. Çünkü kadın her yaşta farklı özellikler gösterir. 20’li yaşlara kadar olan dönem ergenlik sayılabilir. 20-30 yaş arası kafasında kavak yelleri estiği yıllardır. Aşık olur ama bir türlü aşkını ifade edemez. Her aşk inanılmaz mutsuzluk getirir. Bir türlü istediklerini ifade edemez. 30-35 arası olgunluğa geçiş dönemi. [...]

Etiketler: , , , ,

Tek Kişilik Ordu Olmak İçin

Posted by: tulaybilin on: 08/02/2009

Yılbaşının ertesi günüydü. Gündüz televizyonum açıktı. CNNTÜRK kanalında akşam programıyla ilgili reklam vardı. 5N 1K adlı programda saat 20.00′de Tema Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca ve Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın olacağını anons ediyordu. Bu iki kişiyi de tanıyorum. Kişisel olarak tanımıyorum. Medya dünyasından tanıyorum. Yaptıklarını çok beğeniyorum. Akşam saati televizyonun karşısına oturdum. Zevkle programı izledim. [...]


Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Takvim

Aralık 2009
M T W T F S S
« Aug    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031