Tülay Bilin-ce

Kadınların kimlik savaşı

Posted on: 17/02/2009

Korkmayın kadınların kimlik savaşına ilk çağlardan başlamayı düşünmüyorum. Kendi savaşımla başlayan dönemlerden alarak bugüne gelmek istiyorum.

İş hayatına başladığım ilk yıllarda kadınlar genellikle ev kadını ve iş kadını diye sınıflandırılırdı. Ev kadınının iş hayatıyla pek ilgisi olmazdı. Sadece ev işleri ve çocuklarla uğraşır ve akşam eşinin eve gelmesini beklerdi. Erkeğin dış dünyada olması ve kadının dış dünyadan habersiz olmasından dolayı evliliklerde erkekle kadın arasında bir müddet sonra sohbetler azalır. Erkek eşiyle ne konuşacağını bilemez dolayısıyla eve geldiğinde koltuğun üstünde uykuya dalar ya da maç keyfini yaşar. Çünkü kadın adeta başını kuma gömmüş gibi yaşardı. Ev işlerinden kendine bakmak için zamanı kalmazdı. Erkek de bir müddet sonra bu bakımsız ve hep yorgun olan kadını sadece çocuklarının annesi olarak görür ve eğlenceyi dışarıda arardı. Bu rolü oynayan ev kadınları için durum hala değişmedi.

İş kadınına gelince. O da kariyer sahibi bir kadın olma yolunda ev kadını kimliğini unutabiliyordu. Çalışma hayatının, tüm zamanını aldığını ifade edip erkekle yarışma telaşı içinde kendini artık erkek gibi görüp ev kadını kimliğinden soyunmak istiyordu. Çünkü ev kadını demek sadece ev işleri ile uğraşan ve altın günlerine giden kadın demekti. Oysaki o kariyer sahibi bir kadındı. Ona bulaşık yıkamak yakışmazdı. Çocukları vardı ama onlara bakan birileri de vardı. Bütün yemekler yardımcı tarafından yapılır ya da hep üstün körü yemeklerle geçiştirilirdi. Çünkü iki kadın tipi arasında sınıf farklı vardı adeta. Erkeğin ev kadınına davranışı ile kariyer sahibi kadına yaklaşımı da farklı olurdu. Kariyer sahibi akıllı kadın ile sohbet etmeye bayılır ama onunla evlenmeyi düşünmezdi. Çünkü o tip kadından içten içe bir korku vardı. Oysaki o dış dünyayla ilgisini kesmiş ev kadını çok kolaydı erkek için. Bu konuda erkekleri haklı görüyorum çünkü o kariyer sahibi kadın artık erkeksi bir hal almıştı. Erkekle yarışır bir duruma girmişti. Ev kadını kimliğinden kurtulmak için başka bir kimliğin içinde kadınlığını unutmaya başlamıştı. Oysaki erkek iş kadını bile olsa erkek gibi bir kadınla birlikte olmak istemiyordu. Evdeki dış dünya ile ilgisi olmayan kadını daha cazip görüyordu. Çünkü o kadın daha yumuşaktı.

Ama bu dengeler artık değişti. Kariyer sahibi kadın erkeksi tavırlarını bırakmaya başladı. Bir kadın ev kadını ya da iş kadını bile olsa kadın olma özelliğini tekrar edinmeye başladı. Artık kariyer sahibi kadın evinde de iyi bir ev hanımı, iyi bir anne ve eşiyle arkadaş olabiliyor. Kadınsı kimliğinin getirdiği avantajları farkına vardı. Artık ben akıllı bir iş kadınıyım diye hava atmasına gerek olmadığını farkına vardı. Çünkü o artık okuyan bir kadın. Sesini nasıl duyuracağını çok iyi biliyor. Hatta artık şunu da biliyor.

BAZEN SESİNİ DUYURABİLMEK İÇİN SUSMAN GEREKİR. S.LEC

Oysaki iş kadını kimliğine bürünüp erkeklerle yarışırken ne kadar bağırırsa o kadar sesini duyuracağını sanmıştı. Ben ev kadını tipi değilim ben iş yapamam diye savunuyordu. Ama bilgi insanı öylesine güçlendiriyor ki artık hiçbir kimlik kadını korkutmuyor. Bilgilendikçe sakinledi.

İNSANLARIN EN BÜYÜK MUTLULUĞU AKILLARINI DOĞRU KULLANMAYI ÖĞRENMELERİDİR. R.RESCERLAS

Akıl iyi kullanıldığı zaman elde edilmeyecek makam kalmadı artık. Erkeklerle yarışmanın da anlamı yok. Çünkü kadının elinde inanılmaz bir güç var. Kadın olmak çok önemli bir güçtür. Erkeksi olmadan ve erkeğine bilgisini kanıtlama yoluna gitmeden yaşayan kadınları daha mutlu olarak görüyorum artık. Artık bağırıp çağırmasının gereği olmadığını anlamaya başladı. Kimseye bir şeyleri kanıtlamaya gereği yok. Çünkü o çok akıllı ve kadın. Kadın bilgi ile donandıkça sakinledi çünkü kendine güveni var artık. Artık ev kadını kimliğinden bile korkmuyor. Çünkü artık ev kadınları da saçlarını süpürge etmektense, saçlarını akıllı olarak kullanmayı öğrendiler. Çünkü onlar da okumaya başladı. Ev işlerini düzenleyip kendilerine zaman ayırmaya başladılar. Her iki kadın tipini de akıllandıran ve harekete geçiren ve değişime uğratan en önemli şey bilgi oldu. Kendini bilgi ile donatan kadın artık kimlik savaşını bırakmaya başladı. Çünkü gerçekte elindeki tek gücün bilgi olduğunu ve bunu kadınlığı ile harmanladığı zaman daha mutlu olduğunu gördü. Daha sakin ve istediğini elde eden kadın tipi. Belki de şu sözü bir yerlerde okudular.

İNSANLAR BAŞAKLARA BENZERLER, İÇLERİ BOŞKEN BAŞLARI HAVADADIR. İÇLERİ DOLDUKÇA EĞİLİRLER. MONTAİGNE

16.1.2006 tarihinde yazdığım “Sadece Akıllı Kadın Olmak İstemiyorum” başlıklı yazımı okumanızı öneririm. Bu yazıyla bütünleşince çok daha iyi anlam kazanacaktır. Eski yazılarıma ulaşmak için siteye girdiğinizde arama çubuğuna Tülay Bilin diye yazmanız yeterlidir. Bütün eski yazılarımı görme imkanınız olacaktır.

Buradan size başka bir bilgi vermek istiyorum. 23.12.2006 tarihinde Harbiye’deki Askeri Müze’de saat 14.30’da bir konferansım olacak. 17.12.2006 tarihli Hürriyet Gazetesi’nin 14. sayfasında ilan çıktı. Konferans ücretsiz olup herkesin katılımına açıktır. Bu bilgi paylaşımı ve tanışmak için bir fırsattır.

Sevgiler
Tülay Bilin
tulayb18@gmail.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Son Yazılar

Takvim

Şubat 2009
P S Ç P C C P
    Mar »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
%d blogcu bunu beğendi: