Tülay Bilin-ce

Kaç kilo verdiniz?

Posted on: 28/02/2009

Hayat bazen komik bazen de aşırı ciddi geçiyor. Önemli olan en ciddi anlarınızda bile komik anları kaçırmamaktır. Anlatacağım olay tam da burada kurduğum cümlenin aynısı. Üzüntülü bir anımda komik bir şeye gülmeden edemedim. Ve bunu sizinle paylaşmak istedim.

Bayram öncesindeki hafta annem rahatsızlandı. Kendisi bir akciğer hastası olduğundan nefes almada güçlük çektiği için doktoru hastaneye yatması gerektiğini söyledi. Doktoru bir özel üniversite hastanesinde çalıştığından annemi de oraya yatırdık. Hizmet kalitesi harikaydı. Evimizde bile bundan daha rahat olamazdık. Üniversite hastanesinin özelliklerinden biri doktor, tıp öğrencileriyle birlikte vizite çıkıyor. Yani öğrencilere hastaların durumu anlatılıp onların teorikte öğrendikleri derslerin hasta üzerinde de tatbiki yaptırılıyor. Yani doktor hastasının başına öğrencileri ile birlikte geliyor.

Bir öğleden sonra doktor yanına öğrencilerini almış geldi. Valla sanırım 15 kişi vardılar. Annemi öğrencilerine anlattı. 15 tane tıp öğrencisi annemin sırtını dinledi ve hocalarının anlattığı hastalık türünü öğrenmiş oldular. Bir diğer gün bakıyorum hepsi yan odadaki hastanın başındalar.

Odamız iki kişilikti. Hastaneden çıkmadan bir gün önce yanımızdaki yatağa bir hasta yatırdılar. Annem 78 yaşında ve cin gibi bir kadın. Yeni yatan hasta da 75 yaşında bir kadındı. Kadın yatağa oturdu. Biraz sonra bir bayan tıp öğrencisi geldi. Kadına hastalığı ile ilgili sorular sormaya başladı. Kadın hepsine yarım yamalak cevap verdi. Yarım yamalak diyorum çünkü kadının aklı başında idi ama derdini anlatmakta zorluk çekiyordu. İstanbullu bir bayandı ama sorular karşısında kendini bir türlü ifade edemedi. Zaman zaman neresinin ağrıdığına bile karar veremedi. Bir ara tıp öğrencisi buraya ne şikayetle geldiniz dediğinde kadın cevap veremedi. Allahtan oğlu imdada yetişti ve sadece chek-up yaptırmak istediklerini söyledi.

Neyse tıp öğrencisi teşekkür etti ve gitti. Aradan 10 dakika geçti ki bir başka öğrenci geldi. Bu seferki erkek öğrenciydi. Size bazı sorular sormam gerekli dedi ve elindeki listeyi masaya koydu başladı soruları sormaya.

Hasta olan kadının kanser teşhisi ile 4 yıl önce bir göğsünü almışlar. İki gözünden katarak ameliyatı olmuş. Bir de dizlerinde problem varmış. Ameliyat demişler ama kadın istememiş. Bütün olay bu, ama bir türlü anlaşamadılar. Öğrenci elindeki kağıttan okuyup okuyup soru soruyor kadın da cevapladıkça öğrenci kağıdı işaretliyor. Genç delikanlı bütün hastalıklarını öğrendi. Uykularının düzenini sordu. Yeme içme düzenini sordu. Kaç doğum yaptığını sordu. Birden bire şöyle bir soru geldi :

– Adet kanamalarınız nasıl gidiyor?
O anda gülmekten ölüyordum. Kadın da çok şaşırdı ve şöyle dedi;
– Evladım ben 75 yaşındayım ben de adet mi kaldı ki artık 🙂
Bu sefer genç delikanlı şöyle dedi;
– Menepoza girdiniz mi?
Kadın yeniden güldü;
– Oğlum menepoz da biteli yıllar oldu 🙂
Ben artık sesli olarak gülmeye başladım.
Tekrar sorular devam etti. Delikanlı soruların arasında şöyle bir soru sordu ki bu benim şok olmama neden oldu;
– İntihar etmeyi düşünüyor musunuz?
Kadın kısa yoldan üçkuluvallah bir Elham okudu. “Tövbe, tövbe” diye başını salladı. “Niye düşüneyim ki?” dedi. Bu soru beni çok şaşırttı. Sonra kanserli başka bir hastayla sohbet ederken kadın dedi ki;
– Ben de kanser hastası olduğum için biliyorum. Bana da her seferinde o soruyu soruyorlar. Bütün kanserli hastalara soruyorlar ki hayata ne kadar bağlı olduğunu öğrenmek için.

Bana bu soru çok garip gelmişti. İnsana 10 kere sorsalar aklında yoksa da düşünür hale gelir. Burada doktorların yaptıklarını eleştirmek değil amacım, ama bana garip geldiği gibi soru sorulan kadın da çok şaşırdı. Aslında kadına da göğüs kanseri olduğundan sorulmuştur herhalde. Ama böyle “Boyun ve kilon kaç?” diye sorulurken, birden bire “İntihar etmeyi düşünüyor musun?” diye bir soru beni şaşırttı.

Bu sorunun etkisi tam geçiyordu ki öğrenci, kadına şu soruyu sordu;
– Son zamanlarda kilo kaybınız oldu mu?
Kadın oldukça şişman bir kadındı.
-Evet, son zamanlarda biraz kilo kaybım oldu dedi.
Öğrenci;
– Kaç kilo verdiniz? diye sordu.
Kadın şöyle cevap verdi;
-Kilo olmadı daha, 100 gr. verdim, deyince ben oturduğum sandalyeden düşüyordum gülmekten.

Hani tam körler sağırlar birbirini ağırlar muhabbeti. Kadın zaten 100 kg üstünde bir kadın. 100 gr verdiğini nasıl anlamış olabilir ki. Ben gülmekten kendimi odadan dışarı atmak zorunda kaldım. Bir müddet sonra öğrenci teşekkür etti ve gitti. Ama bir türlü tam gidemedi. Elindeki kağıt ile en az 5-6 kere daha geldi. Sorduğu soruları birer kere daha sordu. ikisi de bu soru cevap muhabbetinden çok yoruldular ki bir daha öğrenci gelmedi.

Ertesi sabah doktorlar yine çok kalabalık olarak geldiler. Annemi iyi buldukları için hastaneden çıkmamızı uygun buldular. Sevinç içinde evimize geldik. Bayramı evimizde geçirdik.

Bu arada ne kadar geçmiş de olsa bayramınız kutlu olsun. Sağlıklı günler hepimizin olsun ve çok mutlu olalım.

Sevgiler

Tülay Bilin
tulayb18@gmail.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Son Yazılar

Takvim

Şubat 2009
P S Ç P C C P
    Mar »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
%d blogcu bunu beğendi: