Tülay Bilin-ce

Kırılma noktası yeni bir hayatın başlangıcıdır

Posted on: 28/02/2009

Kırılma noktası nedir? Olumsuzluk ifade eden iki kelime gibi gelebilir size. Ama benim için olumsuzluk ifade etmiyor. Hatta bu iki kelimenin içinde iyi bir şeyler bile var.

Hani bir tünelin içine girdiğinizde ruhunuz daralır ya. Bir an önce çıkmak istersiniz. Çoğu kez tünelin ne kadar uzun olduğunu bilemeyiz. Hatta ya çıkış yoksa, ya hep karanlıkta kalırsak diye düşünür panik oluruz.. Zaten kapalı yer korkusu yaşamak da bu demek sanırım. Oysaki bence tünellerin mutlaka bir çıkışı vardır. Sıkıntılı geçen bir zaman dilimi olabilir ama çıkış mutlaka vardır.

Yeniden doğuş gibi. Bir kadının çocuk doğurması gibi. Çok acı veren bir süreçten sonra inanılmaz mutluluk.
Tünelin içine giriş de zor, tünelin içinde ilerlemek de zor. En zor an ise tünelden aydınlığa çıkış oluyor. Çünkü bu seferki aydınlık farklı. Bu aydınlığa uyum süresini rahat geçirirseniz sorun olmaz. Yoksa aydınlığa çıkmak karanlıkta yaşamaktan daha da zordur.

Hala zaman zaman o karanlık tünelin içine giriyorum. Tünelin ucundaki ışığa doğru ilerliyorum. İşte o aydınlığa çıkış anı benim için kırılma noktası oluyor. Eğer canım bir şeylere sıkılıyorsa hoşuma gidiyor çünkü yolun sonunda mutlaka bir kırılma noktası yaşayacak olmam beni sevindiriyor.

Şimdi nasıl bir sıkıntı yaşıyorsun ki bu sıkıntı seni mutlu ediyor diye soracaksınız. Hangi sıkıntı insanı mutlu eder? Sorunuzun cevabını vermeye hazırım.

Tünele giriş nedenlerim; Bazen yaşadığım bir ilişkinin bana yetmemesi neden olabilir. İlişki deyince bu eş, flört ya da bir dost olabilir. Günlük sorunlarda genellikle tek taraf haksız olur. Sorun hemen ifade edilirse ortadan kalkar. Eğer kalkarsa harika ama kalkmazsa ve devam eden süreçte de büyüyorsa o zaman iki tarafta da suç vardır diye düşünüyorum.

Şöyle bir bakış açısını yakaladım; UZUN ZAMAN DEVAM EDEN BİR ANLAŞMAZLIK, HER İKİ TARAFIN DA HAKSIZ OLDUĞUNU GÖSTERİR. Bu dönem çok sıkıntılıdır. Bir şeylerin eskisi gibi olmadığını hissetmek gibi. Eskiyi aramak ve bulamamak gibi.

Artık bu noktada yeni kararlar almalıyım yoksa sürekli şikayet eden biri haline gelirim. Karşımdakini değiştirmek yerine kendimi değiştirip bu tünelden çıkmam gerekli. Eğer ilişkinin ilk günlerdeki halini geri getirmek istiyorsam bu bana sadece üzüntü verir. Çünkü o zaman hayat bana hiçbir şey öğretmemiş demektir. Hayatım boyunca kişilerle ilgili bir problem olduğunda hep karşımdakinin davranışlarının yanlışlığını düşünür bunları nasıl değiştirebilirim diye planlar yapardım. Yani hep karşımdakinin değişmesini istedim. Oysa ki yanlış buradaymış. Benim davranışlarımı gözden geçirmem gerekli. Yeni kararlar almalıyım ya da bu durumdan hiç şikayetçi olmamalıyım. Değişmesi gerekenin ben olduğumu kavradığım anda bir anda kendimi tünelin dışında buldum.

Artık tüneller beni korkutmuyor. Çünkü her tünelden kendimi yeniden yaratarak çıkıyorum. Bir tünele girdiğim zaman içinde bulunduğum sıkıntının bana neler getireceğini düşünmeye başlıyorum. Ben bunun sonunda neyi öğreneceğim acaba. Öğrendiğim bir davranışı farkına varınca yeni kararlar arkasından geliyor ve bir anda kendimi tünelin dışında buluyorum.

Tabii ki her tünelin çıktığı yer ya da manzara farklı oluyor. İşte o noktada kararlı olmak gerekli. İnsanı mutsuz eden sadece sıkıntılar ve kötü günler değildir. Bazen aşırı güzellikler de insanı huzursuz eder. Bakın Cenap Şahabettin bu konuda ne güzel bir söz söylemiş;

YÜKSEK DÜŞÜNCELER
YÜKSEK DAĞLARA BENZER
ALIŞIK OLMAYANLARI ÜRKÜTÜR.

Bir kişinin bana öğrettiklerini yaşamıma yaydığım zaman işte bu kırılma noktası oluyor. Sanki yeni bir yaşama yelken açmak gibi.

Yıllar önceydi. Kendimi uzun süredir kötü hissediyordum. Sürekli okuyorum ama bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum. Ama neyin eksik olduğunu bulamıyordum. Kendimi kısır döngü içinde hissediyordum. Kişisel gelişim uzmanı olan bir arkadaşım beni ziyarete geldi. Kendisine sıkıntımı anlattım. Bana şöyle dedi;
– Olmak, dolmak ve taşmak diye tabir vardır Tülay. Sen olmuşsun, hatta dolmuşsun ama taşmıyorsun. Onun için bunalmışsın. Bilgiler beynimize girer, orda harmanlanır ve mutlaka çıkmak zorundadır. Eğer bilgiyi başkasına aktarmazsak bizi boğar. Tülay okuduklarını ve düşündüklerini lütfen yaz. Eğer yazarsan rahatlarsın hatta öyle bir gün gelecek ki yazmadan duramayacaksın.

Şimdi arkadaşıma çok hak veriyorum. O gün benim kırılma noktam olmuştu. Farklı bir yaşama geçtim. Yani bir anda tünelden çıktım. Ama o tünelden sonraki aydınlığa hazır olduğum için korkmak değil keyfini çıkarıyorum.

Kırılma noktasını size sadece bilimsel birkaç cümle ile anlatmak yerine size hayatımdan örnekler vererek anlatmayı tercih ettim. Neden mi? NASİHATİN YOLU UZUN, ÖRNEĞİN YOLU KISA VE ETKİLİDİR.

Sevgiler
Tülay Bilin
tulayb18@gmail.com

Reklamlar

1 Response to "Kırılma noktası yeni bir hayatın başlangıcıdır"

çok güzel bir yorum, demekki bütün insanların sorunu da bu bu kırılma noktası olayı bende de başladı.. doğumumdan bu güne kadar hayatımda zevk aldığım, hırslandığım keyiflendiğim anlar belki bir kaç seferdir. değişmeye karar verdim. artık empati kuruyorum kusurları kendimde arıyorummm. yinede bir kaç problemim var. Ama halledicem hepsini..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Son Yazılar

Takvim

Şubat 2009
P S Ç P C C P
    Mar »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728  
%d blogcu bunu beğendi: