Tülay Bilin-ce

Posts Tagged ‘araba

Kadın gece uyanıyor ve kocasının yatakta olmadığını görüyor. Üzerine sabahlığını atıp, aşağıya iniyor. Kocası mutfakta oturmuş, önünde bir fincan kahve, derin düşüncelere dalmış görünüyor.
Gözlerinden süzülen iki damla gözyaşını elinin tersi ile silerken, kahvesinden de bir yudum alıyor.
– Hayırdır, gecenin bu saati aşkım? Nedir derdin? diyor kadın.
Adam, kahvenin üzerinden ona bakarken;
– Hatırlar mısın aşkım, çıkmaya başladığımızda sen henüz 16 yaşındaydın! Ne kadar duygusal, ne kadar şevkat ve sevgi doluydun!
Kadının gözleri doldu;
– Evet tabii ki hatırlıyorum.
Kocasının sözleri gırtlağında düğümleniyordu;
– Hani arabanın arka koltuğunda babana basılmıştık!!
Adam devam etti;
– Ve silahı kafama dayayıp, ‘Ya kızımı alırsın, ya da 20 yıl hapislerde çürürsün!!’ dediğini.
Yumuşacık bir sesle ‘Hımmm’ dedi kadın..
Adam yanağından bir gözyaşı daha silip, sözlerine devam etti;
– Bugün çıkıyor olacaktım!!!!!!!!!!!

Aslında sıradan bir fıkra gibi geliyor insana, gülüp geçebiliriz. Ama üzerinde biraz düşünürsek olayın ne kadar acı olduğunu farkına varırız. Yanlış aldığımız bir kararın bedelini hayatımızla ödemek zorunda kalabiliriz. Bir anlık zevk uğruna ya da masumane bir deneyim yüzünden hayatımız kararabilir. Yaşadığımız deneyimin illaki cinsellikle ilgili olması gerekmiyor. Hayatın her alanında iyi ve kötü deneyimlerimizin mutlaka bir bedeli var. Eğer bedelini ödemeye hazırsak problem değil. Ama ‘Bir şey olmaz’ diye geçiştirmenin bedeli çok ağır olabilir, hatta fıkrada olduğu gibi 20 yıl mutsuz bir hayat sürebiliriz. Peki hiç hata yapmayacak mıyız? Yapıcağız tabii ama bedeli bu kadar ağır olmamalı. Pişmanlığın bu kadarı da fazlaJ
Keşke demeyeceğiniz yıllar diliyorum….

Saygılarımla,
Tülay Bilin
tulayb18@gmail.com

Reklamlar

Bir imparator sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. “Dile benden NE dilersen” der. Dilenci güler ve : “Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz. ” Diye yanıtlar. Kral alınır ve söyleşi koyulaşır…. Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle hele; NE istiyorsun?
“Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım”. Dilenci sıradan bir dilenci değildir. İmparatorun ilk yaşantısında ögretmeni olmuştur. Ve ona şu sözü vermiştir. “Bundan sonraki yaşantında tekrar karşına çıkıp seni uyaracagim.” İmparator olayı çoktan unutmuştur. Zaten geçmişi hangimiz noktasına virgülüne kadar anımsayabiliriz ki? Birlikte yaşlanan kişilerin bile anıları farklıdır. Bu nedenle imparator bastırır.
Ne istersen verebilirim. Ben güçlü bir imparatorum. Yerine getiremeyeceğ im hiçbir dileğin olamaz. Bunun üzerine dilenci, çanağını uzatıp, “Şu çanağı herhangi bir şeyle doldurabilir misiniz?” diye sorar. İmparator kahkaha atar ve vezirine çanağı altınla doldurmasını emreder. Çanak dolup taşmakta ve anında boşalmaktadır. Paralar buhar olup uçmaktadır sanki. İmparatorun onuru kırılır. Bir dilenci çanağını dolduramadığı kulaktan kulaga yayılır. Giderek pırlantalar, elmaslar, yakutlar akıtılır çanağa. Ne var ki çanağın dibi yoktur sanki. Yer yutar AMA boş kalır. İmparator yenik düşmüştür. Dilenciye yakarir : “Tamam, sen kazandın. Dileğini yerine getiremedim AMA NE olur bana çanağın neden yapılmış olduğunu itiraf et.”

Çok basit, diye yanıtlar dilenci.

İnsan dimağından yapılmıştır. Yani insanın arzu ve İsteklerinden. Doymak bilmez oluşuda bundandır.

Bu gerçeği bir kez kavrarsan yaşantın değişir. İstek nedir ki! İstek ulaşılana kadar, belli bir süre heyecen veren bir duygudur.
Örnegin; bir araba istersin… Bir yat… Bir ev… Bir eş… Vs vs…
Tek tek her birini elde ettiğinde, tümü anlamını yitirir.
Neden? Çünkü beynin, aklın onları dışlar.
Araba garajdadır ve artık istek uyandırmamaktadır.
Heyecan, onu elde ettiginde sönüp gitmiştir. Eş yatağında, para cebindeyse, onlara erişmek için katlandığın yoğun istek yok oluverir.
Gene boşluğa düşer, yeni bir istek yaratmak zorunda kalırsın….
İstek doyumsuzluk uyandırır ve giderek dilenci olursun. Bir istekten bir diğerine çırpınıp durursun.
Amacına ulaşır ulaşmaz bir yenisini yaratırsın.
İstegin bu yönünü kavradığında hayatının dönüm noktasındasın demektir.
Sürekli yolculuk hali iyi sonuç vermez.
Geri dön… Evine dön…
Seni mutlu edecek öğeleri dışında değil, kendi içinde ara!
Sevgiler

Tulay Bilin
tulayb18@gmail.com


Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Son Yazılar

Takvim

Ekim 2017
P S Ç P C C P
« Kas    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031