Tülay Bilin-ce

Posts Tagged ‘keşke

Yazılarıma iki hafta ara verdiğim için özür dilerim. Bir hafta ben izin yaptım bir hafta da sevgili editörüm izin yaptı. Sanki sizlerden bin yıldır ayrı kalmışım gibi bir his var içimde. Şükür kavuşturana derler ya, çok sevinçliyim şu anda.

Bilgisayarımın başındayım ve parmaklarım inanılmaz hızlı bir şekilde beynimden geçenleri klavyeye döküyor.
Son zamanlarda mail trafiği inanılmaz hareketlendi. Özellikle son günlerde yazdığım “Erkekler kime kadınım der?” başlıklı yazı için. Harika mailler geldi. Çok mutluyum.

Bu arada bir de soru geldi. Sanırım yazılarımı yeni okumaya başlamış birisinden. Soru şuydu; “Hiç doğum hakkında bir yazınız var mı?” Düşündüm yoktu. Üstelik bu hafta benim de doğum günümdü. Bu hafta yazacağım diye söz verdim.

24 ağustos benim doğum günümdü. İnsan ne hisseder doğum gününde. Hep yeni kararlar alırız. Yapamadıklarımızı yapmak için. Ama aradaki zaman ne çabuk geçer ki kendimizi hiç birini yapmadan yeni bir doğum gününde buluruz. Bunun için sakın üzülmeyin, insanın doğasında var. Ben de bu doğum günümde hayatıma baktım. Hayatımı enine boyuna düşündüm. Hesaplarımı yaptım. Varlıklarımı ve kaybettiklerimi düşündüm. Borçlarımı alacaklarımı düşündüm. Vardığım sonuç; MUTLUYUM

Daha yapmak istediğim yığınla şey var. İyi ki de var. Yoksa mutsuz olurdum. Tam doğum günümde tesadüfen internetten bir mail geldi. Hani arkadaşlar beğendiklerini birbirlerine yollarlar ya. Ard düşüncesiz bir arkadaş mail atmış. Oturup üzerinde bir hayli düşündüm. Sizlerle paylaşmam gerekli.

“-Tık, tık, tık.
– Kim o?
– Hazırlan gidiyoruz.
– Sen kimsin? Nereye gidiyoruz?
– Sıran geldi. Gerçek evine gidiyoruz.
– Gerçek ev mi? Sen? Yoksa?
– Evet, haydi gidelim.
– Dur bir dakika. Bir sürü yarım işim var.
– İş yarım kalmaz, birileri tamamlar, oyalanma artık.
– Çocuklar, onlar daha küçük, bari vedalaşsaydım.
– Sen olmadan da büyürler, haydi bekliyorlar.
– Bekliyorlar mı? Onlar da kim?
– Gidince görürsün.
– Anladım. Anladım. Ama kalbini kırıp gönlünü alamadıklarım, iyiliğini görüp karılık veremediklerim var. Anlayacağın borçlu gitmek istemiyorum.
– Bunu zamanında düşünseydin!
– Zamanında mı? İyi de ben zamanım var sanıyordum.
– Hepiniz aynısınız. Zaman dediğin içinde bulunduğun an. Bunun ötesi yok.
– Keşke…Keşke.
– Devam etme. Bugünü yaşarken hep yarın var gibi davrandın. Üstündeki üniformanın sorumlulukları var. Yerine getirmedin. Bu sana bir uyarıydı. Şimdi gitmiyoruz. Ama her an gidebiliriz. Bir daha geldiğimde arkanda pişmanlıklar olmasın.”

Düşünün ki doğum gününüzde böyle bir mail geliyor. İnsan nasıl düşünmesin ki. Hayatı hiç bitmeyecekmiş gibi yaşıyoruz ama biraz da her an bitecekmiş gibi yoğun yaşasak inanın ki daha zevkli olacak. Hep ileriye bakmak geçmişle ilgilenmemek gerekli diye düşünüyorum. Çünkü geçmişi değiştirme şansımız yok. CHARLES KETTERİNG dediği gibi;

BEN GEÇMİŞLE İLGİLENMİYORUM. GELECEĞİME BAKIYORUM. ÇÜNKÜ HAYATIMIN KALANINI ORADA GEÇİRMEYİ PLANLIYORUM.

Bunu dedikten sonra keşkeleri hayatımızdan çıkartmış olmalıyız. Ya da bizi rahatsız eden bir şey varsa hemen yerine getirip defterleri kapatmalıyız.

Sürekli ileriye bakarak yaşamalıyız. Tanrı nasıl olsa hepimiz için mutluluk hazırlamıştır bize. Tagore’nin dediği gibi;

HER YENİ DOĞAN ÇOCUK TANRININ İNSANLARDAN UMUDUNU KESMEDİĞİNİ GÖSTERİR

Hayat güzel yaşamak güzel….kendimizi mutlu etmek için geçmişe değil geleceğe bakmalıyız. Ama eski defterleri kapatmadan ileri dönüp bakamayız. Bilirsiniz muhasabelerde yıl sonu hesaplar kapanmadan asla yeni yılın hesabı açılmaz. Hesaplar tutmaz. Eski hesaplar temizlenir bakiyeler eksi veya artı olarak yeni yıla devir alınır. Artı bakiyeler mutluluk verir ama eksi bakiyeler de mutlaka sorgulamaya tabii tutulur. Muhasebe müdürüne yönetim hesap sorar bu eksi bakiyeler nedir, neden kapanmadı diye. Hepsinin en kısa sürede kapanması gereklidir. 7 yıl muhasebe müdürlüğü yaptığım için bu hesap kapatmaları iyi bilirim.

Geçmişten gelen eksi bakiyeleri sorgulayıp gelecek hayatımıza mutlu mutlu devam etmeliyiz. Bu doğum günümde aldığım en önemli kararım: Daha çok dost edinmek. Yeni insanlar tanımak keyifli bir yıl geçirmek istiyorum.

UNUTMA BUGÜN GERİYE KALAN HAYATININ İLK GÜNÜ
GOETHE

Sevgiler
Tülay Bilin
tulayb18@gmail.com

Reklamlar

Son okuduğum kitabın adını, yazımın başlığı olarak kullanmak istedim. Yazarı Dr. John Izzo. Pegasus Yayınevi’ nden çıkmış.

Kitabı çok beğendim. Kitab 235 bilge kişi ile yapılan röportajların sonuçları üzerine yazılmış. Bu 235 kişi 59-105 yaş arasındaki kişilerden seçilmiş. 1000 kişiye sormuşlar, “Çevrenizdeki bilge diye tanımladığınız bir tanıdığınızın ismini söyler misiniz?”. Böylece 235 kişi ile röportaj yapılmış. Bu röportajların sonucunda ortaya hayatın 5 sırrı çıkmış ve bu kitap böylece yazılmış. 59-105 yaş aralığındaki bu kişilere sorulan sorulardan bazılarını yazar okuyucu ile paylaşmış. Şimdi kitaptan alıntı yaparak bu soruları sizlere sormak istiyorum?

1- Bir akşam partisinde olduğunuzu ve herkesin bir çember etrafında oturduğunu düşünün. Ev sahibi, hayatlarını birkaç dakika anlatması için herkesi davet eder. Eğer partideyseniz ve bu birkaç dakikada hayatınız hakkında insanların mümkün olduğunca çok şey bilmelerini istiyorsanız, ne söylerdiniz? Bu zamana kadar yaşadığınız hayatı açıklayın.

2- Size hayatınızda en büyük anlamı getiren şeyi anlatın. Yaşamanız niçin sizin için önemli?

3- Hayatta size en büyük mutluluğu getiren ve anbean en büyük neşeyi getiren nedir?

4- Hayatınızdaki önemli birkaç dönüm noktasını anlatın. Bir yönelime girdiğiniz ve hayatınızda önemli bir değişiklik yaratan zamanları anlatın.

5- Hayatta başkasından aldığınız en iyi tavsiye nedir? Bu tavsiyeye uydunuz mu? Hayatınız boyunca bu tavsiyeyi nasıl kullandınız?

6- Neyi çok daha önceden öğrenmeyi isterdiniz? Genç bir yetişkin olduğunuz zamana döndüğünüzde ve kendinizle bir sohbete girdiğinizde, hayatınızdaki bu gence ne söylerdiniz?

7- Hayatın sonunda taşıdığınız en büyük korku nedir?

8- Şimdi yaşlandığınıza göre, ölüm hakkında ne düşünüyorsunuz? Soyut olarak ölüm değil, kendi ölümünüz hakkında ne düşünüyorsunuz? Ölmekten korkuyor musunuz?

9- “Keşke, ben……….” cümlesini tamamlayınız.

10- Hayatınızın büyük bir bölümünü yaşadığınıza göre, eğer bir kişi mutluluğu bulmak ve dolu bir hayatı yaşamak istiyorsa, sizin için önemli olan nedir?

11- Hayatınızın büyük bir bölümünü yaşadığınıza göre, mutluluğu bulmada hayatınızda önemli olmayan nelerdir? Daha az özen göstermeyi istediğiniz şey nedir?

12- Hayatta mutluluğu ve anlamı bulmaya dönük olarak sizden daha genç olanlara bir cümle tavsiyede bulunacak olsanız, hangi cümleyi söylerdiniz?

Bu sorulara içtenlikle cevap vermenizi öneririm. Ama bu sorular özellikle 60 yaş üstü olanlar içindir.

Şimdi şöyle bir soru sorduğunuzu duyar gibiyim; “Hayatın 5 sırrı nedir?” Bu sorunun cevabını ana başlıklar halinde yazmak istiyorum:

Birinci sır; KENDİNİZE KARŞI DÜRÜST OLUN
İkinci sır; HİÇBİR ŞEYDEN PİŞMAN OLMAYIN
Üçüncü sır; SEVGİ DOLU OLUN
Dördüncü sır; ANI YAŞAYIN
Beşinci sır; ALDIĞINIZDAN DAHA FAZLASINI VERİN

Sevgiler
Tülay Bilin
tulayb18@gmail.com


Arşiv

Kategorilere Göre Yazılar

Son Yazılar

Takvim

Ekim 2017
P S Ç P C C P
« Kas    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031